Fasıl 12 Gıda Güvenilirliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı

12. Fasıl adından da anlaşılacağı üzere başlı başına kapsamlı birer konu başlığı olan gıda güvenilirliği, veterinerlik ve bitki sağlığı alanlarına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır. Avrupa Birliği müktesebatının büyük bir kısmı bu fasıl kapsamında yer almaktadır.

Gıda Güvenilirliği

Gıda Güvenilirliği, tüketicinin korunması ve bilgilendirilmesine yönelik kurallar, hijyen ve sunum kuralları, gıda güvenilirliğinin teminine yönelik mekanizmalar ve denetimlere yönelik düzenlemeleri içermektedir. Ayrıca, gıdanın işlenmesi ve piyasaya sürülmesiyle ilgili, özellikle hayvansal gıdalar için daha sıkı olan hijyen kurallarını da içermektedir.

Veterinerlik

Tarım mevzuatının önemli bir bölümünü oluşturan veterinerlik mevzuatı esas itibariyle canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerin Topluluk içi ticareti, hastalık kontrol ve eradikasyonu, AB dışındaki ülkelerden gelecek ürünlere ilişkin teknik ve idari düzenlemeler ile hayvansal kökenli ürünlerin üretiminin kontrolüne ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Buna ilave olarak, hayvan hastalıklarının bildirimi, hayvanların kimliklendirilmesi ve hareketlerinin takibine ilişkin gerekli idari yapılara ve mekanizmalara ilişkin kapsamlı düzenlemeler bulunmaktadır. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatı için ayrıntılı kuralları ortaya koyan mevzuat, ithalatın belirli ve bu konuda özel olarak teçhiz edilmiş sınır kontrol noktalarından yapılmasını gerekli kılmaktadır.

Bitki Sağlığı

Bitki ve bitkisel kökenli ürünlere zarar veren organizmaların kontrolü, dikim amaçlı bitkilerin ticaretinde bitki pasaportunun kullanılması, zirai mücadele ilaçlarının ruhsatlandırılması işlemleri, iç ve dış karantina tedbirleri, bitkisel kökenli ürünlerde zirai mücadele ilaçları kalıntıları, tohum ve fide kalitesi ve bu ürünlerin pazarlanmasına ilişkin kurallar yer almaktadır.

12. Fasıla ilişkin müzakere çalışmaları 2006 yılında gerçekleştirilen tanıtıcı ve ayrıntılı tarama toplantıları ile başlamıştır. Tanıtıcı Tarama Toplantısı, 9 – 15 Mart 2006 tarihlerinde, Ayrıntılı Tarama Toplantısı ise 24 – 28 Nisan 2006 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

Tanıtıcı tarama toplantısında Avrupa Birliği (AB) müktesebatı Türk yetkililerine tanıtılırken, ayrıntılı tarama toplantısında Türk mevzuatı ve uygulamaları AB mevzuatı ile karşılaştırılarak AB yetkililerine anlatılmıştır. Bu toplantıların ardından, AB tarafı Türkiye'nin AB müktesebatına uyum açısından durumunu, mevzuatta ve uygulamadaki farklılıklarını ortaya koyan ve atılması gereken adımların yer aldığı Tarama Sonuç Raporunu hazırlamıştır. Takip eden süreçte bu rapor çalışmalara rehberlik etmiştir. Sonraki dönemde, Tarama Sonuç Raporu çerçevesinde bir takım açılış kriterleri belirlenerek tarafımıza gönderilmiştir. Açılış kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmaların AB tarafından yeterli görülmesinin ardından 30 Haziran 2010 tarihinde Brüksel'de gerçekleştirilen 9. Hükümetlerarası Katılım Konferansı'nda 12. Fasıl müzakerelere açılmıştır.

Bu fasla uyum sağlanması ile işlenmiş ürünler dâhil olmak üzere Türk tarım ürünlerinin, sağlık, kalite ve standart olarak AB tarafından güvenilir bulunmuş olmakla, bölgemizde ve dünyada pazara girişte kolaylık ve rekabet gücü kazanması, tüketici güveni seviyesinin yükselmesi, farkındalığın artması beklenmektedir.​

Genel Gıda Yasası

2002 yılında Avrupa Parlamentosu ve Konseyi, Genel İlkeler ve Gıda Yasasının Gerekliliklerini düzenleyen 178/2002 sayılı Tüzüğü kabul etmiştir.

Genel Gıda Yasası gıda ve yeme ilişkin kuralların dayanağını oluşturmaktadır. Söz konusu Yasa, Birlik içinde ve ulusal düzeyde gıda ve yem mevzuatının gelişmesi için kapsayıcı ve tutarlı bir çerçeve çizmektedir. Bu amaçla, bahse konu Yasa, gıda ve yemin üretim ve dağıtımına ilişkin bütün aşamaları kapsayan, gıda ve yem güvenilirliği konularında karar alma hususunda dayanak oluşturan genel ilkeler, ihtiyaçlar ve prosedürleri düzenlemektedir.

Söz konusu Yasa, ayrıca bilimsel tavsiye ve destekten sorumlu bağımsız bir ajans olan Avrupa Gıda Güvenilirliği Otoritesi'ni (EFSA) kurar. Bunun dışında, Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) gibi acil durum ve kriz yönetimi hususunda ana prosedürleri ve araçları oluşturur.

Genel Gıda Yasası gıdaya ilişkin insan sağlığı ve tüketici çıkarlarını korurken iç piyasanın etkili işleyişini sürdürmeyi amaçlamaktadır.

Resmi Kontroller

Avrupa Komisyonu 12 Ocak 2000'de yayımlanan Gıda Güvenilirliği konusundaki Beyaz Kitap'ta gıda ve yem denetimleri hakkındaki mevzuatı geliştirmek amacıyla bir dizi girişimi duyurmuştur. Bu bağlamda gıda ve yem kanunu, hayvan sağlığı ve hayvan refahı kuralları ile uyumluluğun doğrulanmasını sağlamak için yapılan kontroller hakkında 882/2004/AT sayılı Tüzük, 29 Nisan 2004'te Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından kabul edilmiştir.

Resmi Kontrollerin Finansması-882/2004/AT sayılı Tüzüğün 26-29. Maddeleri

Gıda ve yem işletmelerinin ödemeleri gereken kontrol ücretleri veya masrafları Üye Devletlerin resmi kontrolleri yürütebilmeleri için uygun olan finansal kaynaklar arasındadır.

Üye Devletler genel vergiler ya da kontrol ücretleri ve masrafları da aralarında olmak üzere uygun bir yöntemle resmi kontrol sistemlerini finanse etmekte özgürdür. Ancak resmi denetimlerin daha yoğun olduğu belirli alanlarda (et, süt, balıkçılık sektörleri, ihracat, vb.) ücret alınması zorunludur. Bu alanlar, Tüzüğün Ek IV ve V'de listelenmiştir.

Hayvansal Kökenli Olmayan Gıdaların İthalatında Artırılmış Kontroller

2006/504/AT sayılı Kararı değiştiren 669/2009/AT sayılı Komisyon Tüzüğü, hayvansal kökenli olmayan gıda ve yemlerle ilgili risklerin azaltılması veya kontrol edilmesini sağlamak amacıyla Temmuz 2009'da kabul edilmiştir.

Üye Devletlerin Tüzükte ortaya koyulan minimum gereklilikleri karşılamak için giriş noktalarını belirlemesi gerekmektedir. Artırılmış kontrol mekanizması, fiziksel kontroller kadar sevkiyata eşlik eden belgelerin de denetlendiği, tanımlanan riske bağlı sıklıkta laboratuvar analizlerini de kapsayan sistematik bir mekanizmadır.

Bu Tüzük ithalat kontrolüne konu olan ürünlerin listesini ortaya koymaktadır. Burada listelenen ürünler, çeşitli kaynaklardan gelen bilgiler temelinde (RASSF bildirimleri, FVO'dan gelen raporlar v.s.) giriş noktalarındaki kontrollerde daha fazla dikkat ve kontrol gerektirmektedir.

Yeni Gıdalar ve Yeni Gıda Bileşenleri

Komisyon, 15 Mayıs 1997 tarihinden önce AB içinde, insanların tüketimi için önemli ölçüde kullanılmayan gıda ve gıda bileşenlerini, yeni gıdalar ve yeni gıda bileşenleri olarak değerlendirmektedir. Söz konusu bu gıda ve gıda bileşenleri, tüketiciler için güvenli ve tüketiciyi yanıltmayacak biçimde düzgün etiketlenmiş olmalıdır.

Etiketleme

Yeni gıda ve bileşenlerin etiketlenmesi için ön görülen gereklilikler, AB'nin gıda etiketleme gerekliliklerine ek olarak yapılmaktadır. Gerek duyulduğu takdirde, yeni gıda ve yeni gıda bileşenlerinin etiketleri, karakteristik bilgileri (kullanım amacı, besin değeri, bileşimi ), kimi bireylerin sağlıkları için olası etkileri ve etik açıdan kaygı uyandıran malzemelere dair ifadeleri içerebilir.

Güvenlik Önlemleri

Bir üye devlet, yeni bir gıda veya bileşeni, insan veya çevre sağlığı için bir risk olarak değerlendirdiği takdirde, kendi toprakları içinde ilgili gıda veya bileşenin piyasaya arzını askıya alabilir veya geçici olarak sınırlandırabilir. Söz konusu üye ülke tarafından bilgilendirilen Komisyon, ya alınan ulusal önlemleri tüm AB ülkelerinde uygulanacak şekilde genişletir ya da ilgili gıda veya bileşenin piyasadan geri çağırılmasını ister.

Biyolojik Güvenlik

Gıda Hijyeni

Gıda Güvenilirliğine İlişkin Beyaz Kitapta, Komisyon, Topluluğun gıda güvenilirliği ve hijyen kurallarının sınırlarını çizmiştir. Bu kurallara göre gıda işletmeleri gıda güvenilirliğinden birinci derecede sorumlu olacaklardır. Yeni tüzükler daha önce gıda hijyeni ve hayvansal kökenli ürünlerin üretimi ve piyasaya sunulmasına ilişkin Konsey Direktifleri altında yer alan detaylı ve karmaşık hijyen gereksinimlerini birleştirmekte, uyumlu hale getirmekte ve basitleştirmektedir.

TSE/BSE

Bulaşıcı Süngerimsi Ensefalopatiler (TSE) insan ve hayvanlarda görülen hastalıklar grubuna verilen addır ve beyin dokusunun süngerimsi bir görünüş almasıyla karakterize olup ölüme neden olabilir. Bu grupta Creutzfeldt Jakob Disease (CJD) ve insanlardaki Kuru hastalığı, sığırlarda görülen BSE, küçük geviş getirenlerde görülen Scrapie, geyiklerde görülen Chronic Wasting Disease ve minklerde görülen Bulaşıcı Mink Ensefalopatisi (TME) vardır.

Hayvansal Yan Ürünlere (HYÜ) ilişkin AB kuralları

HYÜ'ler hayvan hastalıklarının (ör. BSE) ya da kimyasal kontaminantların (ör. dioksinler) bulaşmasına sebep olabilir ve atık olarak doğru şekilde uzaklaştırılmadıkça insan ve hayvan sağlığına zararlı olabilir. AB kuralları bu ürünlerin taşınmasını, işlenmesini ve atılmasını düzenlemektedir.

HYÜ'ler oluşturdukları risk kategorilerine göre 1069/2009/AT Tüzüğündeki temel esaslar doğrultusunda sınıflandırılırlar.

Gıda Kaynaklı Hastalıklar

Bruselloz, salmonelloz ve listerioz gibi zoonoz hastalıklar hayvanlardan insanlara kontamine gıda vasıtasıyla doğrudan geçerler. Bu yüzden gıda güvenilirliğinde hayvan sağlığının önemi çok fazladır. Hayvan sağlığına ilişkin Topluluk mevzuatı hayvanlardan insanlara gıda yoluyla geçen zoonotik hayvan hastalıklarını içerir (64/432/AET sayılı Konsey Direktifi kapsamındaki bruselloz ve tüberküloz ya da 91/68/AET sayılı Konsey Direktifi). Zoonozlara ilişkin özel önlemler Veteriner Halk Sağlığına ilişkin Topluluk mevzuatında mevcuttur. Örneğin, süt üreten işletmelerin bruselloz ve tüberküloz statüleri 92/46/AETsayılı Konsey Direktifinde, Cysticercus ve Trichinella gibi parazitlerin etteki varlığının tespiti için önlemler ise et hijyeni mevzuatında (853/2004/EC, 854/2004/AT ve 2075/2005/AT sayılı Konsey Tüzüğü) mevcuttur.

 

 

Mikrobiyolojik Kriterler

Mikrobiyolojik kriterler gıdaların kalite ve güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla kullanılmaktadır. Gıda ürünleri için Topluluk mikrobiyolojik kriterleri yenilenmiş ve önemli yeni kriterler ortaya koyulmuştur. Gıda ürünleri için mikrobiyolojik kriterler hakkındaki 2073/2005/AT sayılı Komisyon Tüzüğü, 1 Ocak 2006'dan itibaren uygulamadadır.

Antimikrobiyel Direnç

Mikroorganizmalar, antibiyotikler gibi antimikrobiyal maddelere dayanıklı hale geldiklerinde, antimikrobiyel direnç geliştirirler.

Antimikrobiyel direnç, antimikrobiyel ilaçların yaygın kullanımı ve yeni antimikrobiyellerin piyasaya yavaş arzı nedeniyle ciddi sağlık sorunu oluşturmaktadır.

Biyoteknoloji

Genetiği Değiştirilmiş Gıda ve Yemler

Son zamanlarda modern biyoteknolojik tekniklerin kullanılmasıyla canlı hücrelerin genetik yapısının değiştirilmesi mümkün hale gelmiştir. Genetik materyal, canlıya yeni özellikler (örneğin bitkilerin hastalık, böcek ya da kuruluk direnci, bitkilerin herbisit toleransı, gıdanın kalitesinin veya besin değerinin arttırılması, verimin arttırılması) kazandırmak üzere yapay olarak değiştirilir. Bu tip organizmalara "genetiği değiştirilmiş organizmalar" (GDO) adı verilmektedir. GDO ihtiva eden, yapılan veya üretilen gıda ve yemler "genetiği değiştirilmiş (GD) gıda ve yemler" olarak adlandırılmaktadır.

AB modern biyoteknolojinin kullanımı ve GDO geliştirilmesinin güvenli olmasını sağlayacak bir yasal zemin oluşturmuştur.

AB'de Genetiği Değiştirilmiş Gıda ve Yemler

AB GDO'ların onaylanması, izlenebilirliği ve etiketlenmesi konusunda kapsamlı bir yasal zemine sahiptir. GD gıda ve yemlere ilişkin 1829/2003/EC sayılı Tüzük  GDO ihtiva eden ve/veya üretilen gıda, gıda bileşenleri ve yemleri kapsamaktadır. Bu alanla ilgili diğer bir düzenleme olan 2001/18/EC sayılı Direktif gıda ve yem amaçlı GDO'lar dışındakilerin çevreye bilinçli bırakılması konularını düzenlemektedir.

2010 yılında Komisyon tarafından GDO mevzuatının üye devletlerin AB onaylı GDO'ları kendi topraklarında ekimini sınırlama ve yasaklama yetkisi verecek şekilde değiştirilmesi önerisi sunulmuştur. Öneri AB mevzuatında 2015/412 sayılı Direktif olarak uygulamaya girmiştir.

 

 

Genetiği Değiştirilmiş Gıda ve Yemin Etiketlemesi

Genetiği değiştirilmiş organizmalar ile genetiği değiştirilmiş organizmalardan elde edilmiş gıda ve yemlerin etiketlenmesi ve izlenebilirliği 1830/2003 sayılı Tüzük ile düzenlenmektedir. Bu Tüzükle kapsanan bütün ürünler zorunlu etiketlemeye tabidir.

Bu Tüzüğün etiketlemeye ilişkin özel gereklilikleri gıda ve yeme ilişkin genel etiketleme kurallarına ek olarak değerlendirilir.

Gıda Etiketleme

Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından 2011'de kabul edilen AB Gıda Etiketleme kuralları 13 Aralık 2014 itibariyle tüketicilerin gıda içeriğine dair daha net, daha ayrıntılı ve daha doğru bilgi edinmelerini ve yedikleri şeye dair daha bilgili seçimler yapabilmelerini sağlamaktadır. Beslenme değerleri bilgisi zorunluluğu 13 Aralık 2016'da uygulanacaktır.

Tüketicilere bilgi sunulmasına ilişkin 1169/2011 sayılı Direktif, 2000/13 sayılı gıda maddelerinin etiketleme, sunum ve tanıtımına ilişkin direktif ile gıda maddelerinin beslenme değerleri ve özel kategori gıdalara ilişkin yasal tedbirleri içeren 90/496 sayılı Direktifi kaynak alan etiketleme kuralları yerine geçmekte ve mevzuatı tek bir çatı altında toplamaktadır.

Sağlık ve Beslenme Beyanları

Aralık 2006'da, gıda üzerine yapılan beslenme ve sağlık beyanlarına dair 1924/2006 sayılı Tüzük kabul edilmiştir. İlk defa bu Tüzük Avrupa Birliği içerisinde "düşük yağ" "yüksek lif" gibi beslenme beyanları veya "kan kolesterolünü düşürür" gibi sağlık beyanları kullanımına dair uyumlaştırılmış kurallar ortaya koymuştur.

Sağlık Beyanları

Sağlık Beyanı, sağlık ve gıda arasındaki herhangi bir ilişki olarak ifade edilir. Komisyon, Avrupa Birliği içerisinde onaylanan ve reddedilen farklı sağlık beyanlarının bulunduğu listeler hazırlamaktadır.

Beslenme Beyanları

Beslenme beyanı, herhangi bir gıdanın beslenme açısından belirli faydalı özelliklere sahip olduğunu öne süren beyanlardır. Beslenme beyanlarına ancak 1047/2012 sayılı Tüzükle düzeltilen 1924/2006 sayılı Tüzük Ekinde yer alan listede mevcut ise izin verilmektedir.

AB Bitki Sağlığı Politikası

AB bitki sağlığı politikası zararlı organizmalar, bitki koruma ürünleri, bitki çeşit hakları ile tohum ve fide kalitesini kapsamaktadır.

Zararlı Organizmalar

AB bitki sağlığı politikasının temel prensibi bitki ve bitkisel ürünlere zararlı organizmaların Topluluğa girişini ve bunların Topluluk içerisinde yayılmasını önlemektir.

AB bitki sağlığı rejimi "Bitkilere veya bitkisel ürünlere zararlı olan organizmaların Topluluğa girişlerine ve Topluluk içerisinde yayılımına karşı koruyucu önlemlere ilişkin 8 Mayıs 2000 tarih ve 2000/29 sayılı Konsey Direktifi" ile yürütülmektedir. 2013 yılından bu yana yeni bir bitki sağlığı tüzüğü hazırlanmasına ilişkin çalışmalar devam etmektedir.

Topluluk içerisinde üreticilerin kayıt altına alınması, "Bitkiler, bitkisel ürünler ve diğer maddelerin üreticilerinin ve ithalatçıların tabi oldukları yükümlülükleri ve bunların kayıt altına alınmaları için ayrıntıları belirleyen 3 Kasım 1992 tarih ve 92/90/AET sayılı Komisyon Direktifi" ve "77/93/AET Konsey Direktifinin Ek V Bölüm A'da yer almayan bazı bitkilerin üretildikleri bölgelerdeki üreticiler, depolar ve paketleme merkezlerinin resmi bir kayıt altına alınması için bu bitkilere özelleşmiş 24 Haziran 1993 tarih ve 93/50/AET sayılı Komisyon Direktifi" ile düzenlenmektedir.

Yapılan bitki sağlık kontrollerinin olumlu bulunması halinde, bitki sağlığı sertifikası yerine bitki pasaportu düzenlemekte ve Birlik içi kurallar uygulanmaktadır. Bu pasaport, belirli durumlarda (bitki sağlık durumu değişimi, partilerde bölünmeler vb.) değiştirilebilmektedir.

AB Tek Pazarının ön koşullarından birini oluşturan Bitki Pasaport Sistemi, üreticilerin kayıt altına alınması, bitki pasaportlarının hazırlanması, tutulması ve verilmesine ilişkin izinlere ve kontrol rejimine dayamaktadır. Bitki pasaportu iç pazarda bitki sağlık sertifikasının yerini almakta fakat üreticilerin, tüccarların ve aynı zamanda bitki koruma birimlerinin zararlı organizmaların girişinin ve yayılmasının önlenmesi konusunda daha fazla sorumluluk almasını gerektirmektedir.

İlgili AB mevzuatı, "Belirli bitkilerin, bitkisel ürünlerin veya başka maddelerin Topluluk içinde hareketleri için kullanılacak bitki pasaportları için bir standardizasyon derecesi ile bu tür bitki pasaportlarının yayımlanmasına ilişkin ayrıntılı usulleri ve bunların değiştirilmesi için koşulları ve ayrıntılı usulleri belirleyen 3 Aralık 1992 tarih ve 92/105/EEC sayılı Komisyon Direktifi" ile "Bitki pasaportlarına ilişkin 92/105/EEC sayılı Direktifin bazı hükümlerini değiştiren 2 Mart 2005 tarih ve 2005/17/EC sayılı Komisyon Direktifidir.

Bitki sağlık rejiminde yer alan bir diğer konu ise Korunmuş Bölgeler konusudur. Bu bölgeler Topluluk içerisindeki Üye Devletin talebi ile 2000/29/EC sayılı Direktifte yer alan bir veya birden fazla zararlı organizmanın girişine karşın özel önlemler alınması öngörülen alanlardır.Bu alanlar, belirli zararlı organizmaların bulunmadığı ancak, çevresel şartları nedeniyle söz konusu zararlı organizmaların yerleşmesine uygun olan alanlardır. Bazı durumlarda ise ilgili zararlı organizma korunmuş alanda mevcuttur ancak eradikasyon çalışmaları devam etmektedir.

 

Bitki Koruma Ürünleri

Avrupa Birliği'nde bitki koruma ürünleri ile ilişkili olan iki temel konu bulunmaktadır. Bunlardan ilki ruhsatlandırma ve pazara sunma, ikincisi ise maksimum kalıntı limitleridir.  2009 yılında yürürlüğe giren mevzuatların birincisi 1107/2009/EC sayı ve 21 Ekim 2009 tarihli bitki koruma ürünlerinin piyasaya arzı ve 79/117/EEC ve 91/414/EEC sayılı Konsey Direktiflerinin yürürlükten kaldırılmasına dair Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğüdür. Bu tüzük incelendiğinde, 14 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 14 Haziran 2011 tarihinden itibaren üye devletler tarafından uygulanması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu Tüzük bitki koruma ürünlerinin piyasaya arzına ilişkin kuralları uyumlaştırmaktadır. Bu Tüzüğün kapsamı bitki koruma ürünleri ve bunların aktif maddeleridir. Bu Tüzük aktif maddelerin onay kriterlerine ilişkin kuralları ortaya koymaktadır.

Bitki koruma ürünlerinin sınıflandırılması, etiketlenmesi ve paketlenmesine ilişkin şartlar tehlikeli preparatlara ilişkin 1999/45/EC sayılı Direktifte yer almaktadır.

2009/128/EC sayılı Avrupa Birliği direktifi ile pestisitlerin sürdürülebilir kullanımı ile ilgili çerçevenin belirlendiği ortaya konulmaktadır. Ancak bu direktifin Üye Devletlerde uygulanmasına 25 Kasım 2011 tarihinde başlanmıştır. Direktifin temel amacı, insan sağlığı ve çevre üzerine olan etki ile risklerinin azaltılması için sürdürülebilir bir pestisit kullanımının sağlanmasıdır.

Bitki Çeşit Hakları

Bitki çeşit haklarının korunmasına dair sistem; Topluluk bitki çeşidi haklarına ilişkin 27 Temmuz 1994 tarihli ve 2100/ 94 sayılı Konsey Tüzüğü ile kurulmuştur. Bu sistem, tüm bitki çeşitleri için verilmiş fikri mülkiyet haklarına tüm Birlik içinde geçerli olacak şekilde izin verir. Yeni bitki çeşitlerine yönelik olarak endüstriyel mülkiyet hakları için tek ve münhasır biçim olarak bir Topluluk bitki çeşidi hakları sistemi belirlemiştir. Sistem, Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi (CPVO) tarafından yönetilmektedir. Topluluk bitki çeşidi hakkı, Tüzükte bir mal varlığı hakkı olarak tanımlanmıştır. Hak, tüm Üye Devletlerde ileri sürülebilir ve korunur; ancak bu hakkın hukuki tasarruflara tabi tutulması sırasında hangi Üye Devletin hukukunun uygulanacağını saptamak gerekmiştir. Bu çerçevede Tüzük, bazı bağlama kuralları öngörmüştür. Topluluk bitki çeşidi hakkı, hukuki tasarruflara konu olma açısından, hakkın sicile kaydı esnasında hak sahibinin ikametgâhının veya merkezi bir işletmesinin bulunduğu Üye Devlette, eğer bu tarih itibarıyla hak sahibinin ikametgâhı veya merkezi bir işletmesi bulunmuyorsa temsilcisinin ikametgâhının veya bir işletmesinin bulunduğu Üye Devlette tanınmış bir fikri mülkiyet hakkı kabul edilir.

 

Tohum ve Fide Kalitesi

Avrupa tohum endüstrisi, gıda ve yem zincirinin temel tedarikçisi konumundadır. AB'de tohum ve fide kalitesine ilişkin Direktif oluşturulmasının sebepleri arasında bitki sağlığı açısından kullanıcıya, satın alınan tohum konusunda güvence verilmesi amacıyla bir sertifikasyon sisteminin uygulanması ile çeşit özelliği ve saflığı, çimlenme kapasitesi ile spesifik saflık açısından tohum garantisinin sağlanması yer almaktadır.

AB'de tohum ve fide kalitesine ilişkin mevzuat, tarla bitkileri, sebze, asma, meyve, orman ve süs bitkileri, muhafaza edilen çeşitler, ortak kataloglara ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.AB direktifleri, satış için teklif edilen tohuma yönelik minimum kalite standartlarını tarif etmektedir. Ancak, AB direktiflerinde, herhangi bir tohum kaynaklı hastalık için standart belirlenmemiştir. Bununla birlikte, üye ülkelere, yurtiçi üretimde ek önlemler veya daha katı önlemler uygulama hakkı, dolayısıyla tohum kaynaklı hastalıklar için de standart belirleme hakkı getirilmiştir.

AB Veterinerlik Politikası

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDEN İTHALAT VE TOPLULUK İÇİ TİCARET

Ürünlerin İthali (97/78/AT sayılı Konsey Direktifi)

Bu Direktif, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlere uygulanır, özellikle:

  • Hayvansal kökenli gıda ürünleri,
  • Hayvan yemleri,
  • Enfeksiyöz ya da kontagiyöz hayvan hastalıklarının yayılma riskini artıran bitkisel ürünler
  • İnsan tüketimi amacıyla kullanılmayan yan ürünler.

    Bu Direktife göre üçüncü ülkelerden gelen tüm ürün sevkiyatları Avrupa Birliği piyasasına girmeden önce veteriner denetimine tabi tutulmalıdır. Bu denetimler sınır kontrol noktalarındaki yetkili otorite tarafından, resmi veteriner hekim sorumluluğunda yürütülür.Bu denetimler:
  • Belgelerin Kontrolü: Sevkiyata eşlik eden veteriner sertifikaları ve belgelerin doğrulanması.
  • Kimlik Kontrolü: Eşlik eden sertifika ya da belgelerde verilen bilginin ilgili ürüne karşılık geldiğinin doğrulanması.
  • Fiziksel Kontrol: Ürünlerin (paketleme, sıcaklık, örnekleme ve laboratuvar testleri sonucu) AB mevzuatının gerekliliklerini karşıladığının doğrulanması.

    Hayvan sağlığına ya da halk sağlığına karşı ciddi bir tehdit oluşturan durumlarda Komisyon ithalatı askıya alabilir ya da ilgili üçüncü ülkenin bir bölümü veya tümüne ithalat konusunda özel koşullar getirebilir.

    Canlı Hayvan İthalatında Denetimler (91/496/AET sayılı Konsey Direktifi)

    Bu Direktif, dış sınır kontrolleri ve üçüncü ülkelerden gelen canlı hayvanların Topluluk içi hareketleri ile ilgili düzenlemeleri tanımlar.

    Veteriner Kontrolleri

    Bu Direktife göre üçüncü ülkelerden gelen tüm canlı hayvan sevkiyatları Avrupa Birliği piyasasına girmeden önce veteriner denetimine tabi tutulmalıdır. Bu denetimler sınır kontrol noktalarındaki yetkili otorite tarafından, resmi veteriner hekim sorumluluğunda yürütülür. 
    Bu denetimler:
  • Belgelerin Kontrolü: Her bir hayvan sevkiyatına eşlik eden sertifikaların ve veteriner belgelerinin doğrulanması.
  • Kimlik Kontrolü: İnspeksiyon yöntemi ile belge ya da sertifikalardaki bilgilerle hayvanın ve varsa vücut işaretlerinin yerlerinin karşılaştırılarak doğrulanması.
  • Fiziksel Kontrol: Hayvanın kendisinin kontrolü, imkanlar dahilinde örnekleme ve laboratuvar testleri de dahil olmak üzere, uygun olduğunda karantina süresince ek kontrollerin yapılması.

Üçüncü Ülkelerden Gelen Hayvanların Transit Geçişi

91/496/AET sayılı Konsey Direktifi üçüncü bir ülkeden bir diğer üçüncü ülkeye hayvan naklinin koşullarını ortaya koyar. Gerektiğinde yetkili otorite hayvanları karantinaya almaya, yeniden ihraç etmeye ya da mezbahaya göndermeye karar verebilir.

Belirli Hayvanların ve Bunlara Ait Semen, Ova ve Embriyolarının Topluluk İçi Ticareti ve İthalatı (92/65/AET sayılı Konsey Direktifi)

92/65/AET sayılı Konsey Direktifi özel bir Topluluk mevzuatında belirtilmeyen canlı hayvan, sperm, ova ve embriyoların ticareti ve ithalatı için gereken hayvan sağlığı koşullarını ortaya koyar.

Direktif, hayvanat bahçesi hayvanları, toynaklılar (ungulatlar) ve özel direktiflerin kapsamadığı kuşlar, develer, arılar, tavşanlar (lagomorflar), minkler, tilkiler vb. ve pet hayvanları olan kedi, köpek ve dağ gelinciğinin ticaretinde gerekli olan hayvan sağlığı koşullarını ortaya koyar.

 

 

TRACES Sistemi (2003/623/AT sayılı Komisyon Kararı)

Ticaret Kontrol ve Uzmanlık Sistemi (TRACES),AB içindeki ve AB dışından gelen hayvanların ve hayvansal kökenli ürünlerin hareketlerini izlemek için tek ve merkezi bir veri tabanı oluşturmuştur.

Özellikleri:

  • Bilginin elektronik ortamda iletimi,
  • Yasal referans verilerin merkezi yönetimi,
  • Diğer bilgi sistemleri ile birlikte çalışabilme,
  • Çok dilliliktir.

    İşletmeler TRACES sistemine dâhil olarak bağlı oldukları yetkili otorite tarafından kayıt altına alınabilirler.

    Hayvan sağlığı ve Halk Sağlığı: Diğer Hayvansal Kökenli Ürünler (92/118/AET)

    Bu Direktif, hayvansal kökenli belirli ürünler, özellikle insan tüketimi amacıyla kullanılan hayvan bağırsakları, insan tüketimi amacıyla kullanılan işlenmiş hayvan proteinleri, toynaklı hayvanların ve kanatlıların kan ve kan ürünleri, kanatlı eti ve çiftlik av hayvanlarını kapsar. Hayvansal kökenli herhangi bir yeni ürünün ticareti veya ithalatı için Konsey tarafından yetki verilmeli, bunu takiben Komisyon tarafından değerlendirilmeli ve uygun bulunursa Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin (EFSA) görüşü alınmalıdır. Bu değerlendirme ciddi bulaşıcı hastalıkların, sadece ürünün köken aldığı hayvan türü için değil, hastalığı taşıyabilecek, hastalık odağı olabilecek ya da insan sağlığına karşı risk oluşturabilecek diğer türler için de yapılmaktadır.

    Safkan Hayvanların Pazarlanması (92/65/AET)

    Bu Konsey Direktifi sığır, domuz, koyun, keçi ve at dışındaki safkan hayvanların ve bunlara ait semen, ova ve embriyoların pazarlanması ile ilgili kuralları ortaya koyar.

    Pazarlama için aşağıdaki koşullar sağlanmalıdır:
  • Üretici organizasyonları ya da derneklerinin onaylanması için gereken kriterler,
  • Pedigri kayıtlarının yapılması için gereken kriterler,
  • Safkan hayvanların yeniden üretilmesi ya da semen, ova ve embriyolarının kullanımı için gereken kriterler,
  • Pazarlanmaları için gereken sertifika.

    http://ec.europa.eu/food/safety/index_en.htm
''