AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLÜ SEFERBERLİĞİ
KAPSAMINDA TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI İLE ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ARASINDA
BÜYÜK İŞBİRLİĞİ
Çayır meralar yeryüzünde hayatın var oluşundan günümüze kadar insanoğlunun beslenme ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan birisi durumundadır.
Başlangıçtan bu güne kadar insanoğlunun yaşam tarzında her ne kadar köklü değişiklikler olsa da, çayır ve meraların onların yaşamındaki önemini muhafaza etmiştir.
Gerek tarımsal yapı ve gerekse ekolojik denge açısından büyük önem arz eden meraların önemini kısaca şöyle gruplandırabiliriz.
1. Ekolojik
sistemde bitki, temel faktör olup, bitkisiz insan ve hayvan yaşamı düşünülemez.
2.
Hayvanlar içim önemli yem kaynağıdır ve hayvan beslemede en ekonomik değerdir.
3. Toprak ve su muhafazasında önemlidir.
4. Su kaynaklarının oluşumu, gelişimi ve kalitesini olumlu yönde etkiler.
Sürdürülebilir bir üretim ve çevrenin sağlanmasının yanında, çayır ve mera alanlarımız ile yem bitkileri ekim sahaları, toprağı yerinde tutarak, rüzgar ve su erozyonunu önleyen en önemli unsurdur.
Orman rejimine tabii alanda yaşayan orman köylüsü açısından ele aldığımızda yine mera, yaylak ve kışlakların önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
Orman Köylülerinin sahip olduğu arazi miktarı oldukça yetersiz olup mevcut araziler genelde eğimli, verimsiz olmakta, birçoğu da ormandan açma sonucu elde edilmişlerdir.
Orman rejimi dahilindeki meraların kullanımının düzenlenmesi ve ıslaha muhtaç meraların ıslah edilerek orman köylülerinin faydalanmasına sunulması;
Orman köylülerinin bilinçsiz ve düzensiz otlatmalardan ormanların kurtarılarak, ormancılık teknik çalışmalarına olan baskıların azaltılması veya ortadan kalkması için tek yoldur.
Aynı zamanda hayvancılığın gelişmesi sağlanarak ve havzada bozulan doğal dengenin yeniden kurulmasına yardımcı olacak ve meraların bozulmasından kaynaklanan erozyon tehlikesi durdurulacaktır.
Havzada yapılacak bütün ormancılık çalışmalarının birlikte planlanması, gelir getirici faaliyetlerin devreye girmesi ve halkın bilinçlendirilmesi ile doğal dengenin sürdürülebilirliği sağlanabilecektir.
Gerek orman içi, gerekse bunun dışında bulanan meraların ıslahı, yaban yaşamı içinde yer alan hayvanların beslenme ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacaktır.
Tüm bu önemine karsın, müstakil ve yeterli mevzuatın bulunmaması ve diğer nedenlerle bu alanlar önemli oranda azalmış ve verimlilikleri de düşmüştür.
Ortaya çıkan bu olumsuzlukların giderilmesi ve ülke şartlarına özgü bir mera yönetim modeli oluşturmak amacıyla 25 Şubat 1998 tarihinde TBMM’de oylamaya katılan tüm milletvekillerinin kabul oyuyla Mera Kanunu yasalaşmış ve 28 Şubat 1998 tarih ve 23272 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu gelişme meralarımız açısından hukuksal boyutta çok önemlidir.
4342 sayılı Mera Kanunu ile; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların; tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılması, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılması, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılması ve sürdürülmesi, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesi, korunması, gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesi amaçlanmıştır.
Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden bu güne kadar, 778 adet proje uygulanmış ve 3.327. 000 dekar alanda, ıslah çalışması yapılmıştır. 25.866 köy ve belediyede 7.3 milyon hektar meranın tespit çalışmaları tamamlanmıştır.
Günümüz dünyasında küresel ısınma ve kuraklığın en önemli nedeni, mera, yaylak ve kışlaklar ile orman alanlarının bilinçsizce yok edilmesinden kaynaklanmıştır. Erozyonun önlenmesi, kuraklığın ve küresel ısınmaya neden olan karbon dioksit emisyonunun azaltılması için orman ve mera alanlarının artırılması ve ıslah edilerek korunması gerekmektedir.
Bu nedenle, iki bakanlık arasında Mera Islah ve Amenajman Projelerinin uygulanması ile, ağaçlandırma seferberliği kapsamında yapılacak ortak çalışmalara ilişkin esasları belirlemek üzere hazırlanan “Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Yapılacak Ortak Çalışmalara İlişkin Protokol” imzalanmıştır.
![]() |
Bu protokol; Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı ile Mera Islah ve Amenajman ve Havza Geliştirme Projeleri kapsamında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarının ortak yürütecekleri çalışmaların uygulama prensiplerini kapsamaktadır.
Bu protokol ile; Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı kapsamında; Bakanlığımız ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Mera Islahı ve Amenajman Projeleri, Havza Projelerindeki çalışmalar ile Bakanlığımıza ait arazilerde yapılacak ağaçlandırmalar, tarım alanlarındaki yolların ağaçlandırılması, rüzgâr perdeleri, zararlılarla biyolojik mücadele amaçlı ağaçlandırmalar ve ıslahı mümkün olmayan meralarda yapılacak toprak muhafaza ağaçlandırma çalışmalarına ait esas ve usulleri belirlemek amaçlanmıştır. TKB’nin sorumlulukları aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
![]() |
4342 sayılı Mera Kanununa tabi ve Islah ve Amenajman Projesi uygulanan alanlarda, gerekli görülen yerlerde, rüzgar perdesi, canlı gölgelik ve dere içi vejetasyonu geliştirmek amacıyla, Çevre ve Orman Bakanlığı ile ortak proje hazırlamak.
Erozyona maruz olan mera, yaylak ve kışlak alanlarında birlikte toprak muhafaza amaçlı tedbirleri almak ve kısa sürede tamamlamak.
Mera Islahı ve Amenajman ile Havza Geliştirme Projeleri uygulanacak alanları belirleyerek projeleri hazırlamak ve ortak çalışma konularını belirlemek.
Tarım alanlarında tesis edilecek rüzgâr perdeleri, yol kenarı ağaçlandırması yapılacak yollar, zararlılarla biyolojik mücadele amaçlı ağaçlandırma alanları ile Bakanlığa ait ağaçlandırılacak alanların tespitini yapmak ve ortak proje hazırlamak için ÇOB’a teklif etmek.
Çalışmaya konu TKB’nin sorumlu olduğu sahalardaki toprak hazırlığı, fidan dikimi, bakımı ve koruması ile ilgili çalışmaları yapmaktır.
Protokol, her iki bakanlığa önemli yükümlülükler getirmektedir. Her iki bakanlığımız, sürdürülebilir bir çevre, tarım ve orman yönetimi için önemli sorumluluklar yüklenmiş olup kurumların ortak çalışma disiplinine bir örnek olacaktır. Aynı zamanda kurumlar arası ilişkileri daha da geliştirecektir.
AĞAÇLANDIRMA SEFERBERLİĞİ KAPSAMINDA YAPILACAK ORTAK ÇALIŞMALARA İLİŞKİN PROTOKOL için tıklayınız