Projeler

Bitki Sağlığı Uygulamaları ve Kontrolü Projesi

​Günümüzde ülkelerin üzerinde en çok durdukları konuların başında hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacının karşılanması gelmektedir. Dünyada nüfus gittikçe artarken, tarımsal üretim alanları giderek azalmaktadır. Ekonomik gelişmelere paralel olarak kişi başına düşen gelirdeki büyüme sonucu değişen beslenme tercihleri, gıdaya olan talebin kalite ve miktar olarak artmasına ve tarımsal faaliyetlerde verim ve kalite artışı talebini doğurmuştur. Bu bağlamda ülkeler birim alandan elde edilen ürün miktarını artırma ve sağlıklı ürün yetiştirme çalışmalarıyla gıda güvenliği ve güvenilirliğini sağlamaya çalışmaktadırlar.

Türkiye farklı ekolojik bölgelere ve buna bağlı olarak çok zengin bitki çeşitliliğine sahip olup, 150’nin üzerinde bitki çeşidinin tarımı, yapılmakta, yapılan bu tarımsal üretimden 120 milyon ton ürün elde edilmekte ve bunun 3,2 milyon tonluk kısmının (taze sebze ve meyve) ihracatı yapılmaktadır. Artan üretim ve ticarete bağlı olarak bitki sağlığı yönünden zararlı organizmaların kıtalar ve ülkeler arasında olduğu gibi ülke içinde de hareketi ve yaygınlığı artmaktadır. Bitkisel üretimde uygun yetiştirme teknikleri kullanılarak verim arttırıcı tüm tedbirler alınsa dahi bitki hastalık, zararlı ve yabancı otları ile mücadele yapılmadığı takdirde dünya ortalamalarına göre % 30-35 ürün kaybı olmakta, geri kalan üründe ise göreceli olarak kalite düşmektedir. Bazı ürünlere arız olan zararlı türlerinin zarar oranı ise %100’lere varabilmektedir. Olası bu kayıpların doğal dengenin de korunarak önlenmesi gerekmektedir.

Bakanlığımız yıllık mücadele programları kapsamında 200 milyon dekar alanda, 329 hastalık ve zararlı etmen ile mücadele çalışmasını sevk ve idare etmektedir. Ayrıca bitkisel üretimimiz için büyük risk arzeden 27 farklı zararlı organizmanın ülke çapında karantina ve takip amaçlı sürveyleri gerçekleştirilmekte ve gerektiğinde eradikasyonu yapılmaktadır.

Bakanlığımızca güvenilir gıda üretimi hedefi doğrultusunda tarladan sofraya güvenilir gıda arzının sağlanması, taze sebze ve meyvede ihracat ve iç tüketimde yaşanan kalıntı sorununun çözülmesi, çevre ve insan sağlığı ile fauna ve floranın korunması açısından 2006 yılından bu güne kadar çok önemli düzenlemeler yapılmıştır. Kontrollü ve az zirai mücadele ilaçlarının uygulandığı, Entegre Mücadele, Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi ve hasat öncesi pestisit kalıntı izleme çalışmalarına önem verilmiş, uçakla kimyasalların kullanımı yasaklanmış, bitkisel üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin kayıt altına alınması ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla üreticilere kayıt defteri tutma zorunluluğu getirilmiş, bitki koruma ürünlerinin reçeteli satışı ve bitki koruma ürünü uygulayıcılarının sertifikalandırılması için yasal düzenlemeler getirilmiştir.

Türkiye’de en önemli hububat zararlılarından biri olan süneye karşı zamanında mücadele ile  kalite ve ekonomik kayıplara yol açmayacak şekilde düşük emgi oranlarının gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda; mücadele bütün yönleriyle ele alınarak süne yumurtalarına zarar vererek çoğalmasını engelleyen yumurta parazitoitlerinin (Trissolcus spp.) üretilmesi ve salımı ile yaşam ortamlarının korunması gerekmektedir. 

Bitki karantina organizmalarının yayılma riskinin azaltılması için AB ülkelerindeki gibi ticareti yapılan bitki ve bitkisel üretim materyallerinin üreticiler ve ithalatçılarca kayıt altına alınarak üretim yerlerinin düzenli olarak kontrol edilebildiği “Bitki Pasaportu ve Operatörlerinin Kaydı” çalışmalarının etkin yürütülmesi, ülke içerisinde zararlı organizmaların yaygınlığının tespiti için sürvey çalışmalarına ağırlık verilmesi ve karantina önlemlerinin alınabilmesi, BM, FAO, IPPC ilkeleri gereğince bitki sağlığı açısından SPS kapsamında Ülkemizde ticarete konu yaş meyve sebze ürünleri başta olmak üzere ekonomik önemi haiz bitkisel üretim konularında Zararlı Risk Analizi (ZRA) ve risk analiz değerlendirmesi yapılması da çok önemli çalışmalardandır.

Ülkemiz her geçen gün büyüyen dinamik bir tarımsal yapıya sahip olup 397 Zirai Karantina İnspektörü kontrolünde 58 ihraç, 13 Üretim ve çoğaltım materyali girişine yetkili kapılar, 16 Orman Ürünleri girişine yetkili kapılar ve 24 Diğer bitki ve bitkisel ürünler girişine yetkili kapılardan gerçekleştirilen dış ticaretinde yıllık 17,7 Milyar TL tarımsal ürün ihracatı yapılmaktadır. Bu anlamda yeni kurulan beş Zirai Karantina Müdürlüğü başta olmak üzere bütün Zirai Karantina Müdürlüklerinin ve karantina çalışmalarını yürüten birimlerin kurumsal ve idari kapasitesinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Sürdürülebilir zirai mücadele faaliyetlerinin yapılabilmesi için sertifikalı ve kısa süreli hizmetiçi eğitimlerde her yıl 750 civarında teknik personel eğitilmekte, eğitilen uzman personel tarafından tarla okulları modeliyle tarla bağ bahçe ortamlarında üreticilerin eğitilerek teknik birikimi artırılmaya farkındalığı ve uygulamaya yatkınlığı geliştirilmeye çalışılmaktadır. İnspektör, fumigasyon operatörleri ve ISPM 15 kontrolör eğitimleri ile toplam rakam yılda 1500 personeli bulmaktadır.

Hedefler 

Biyolojik Mücadele, Entegre Mücadele ve Entegre ve Kontrollü Mücadele çalışmaları yaygınlaştırılarak, hasat öncesi denetimlere ağırlık verilecek, bitkisel üretimde pestisit kullanımı kayıt ve kontrol edilerek azaltılacak ve hasat öncesi numunelerin analizleri sonucu ile bitki sağlığı çalışmalarında kimyasalların daha bilinçli kullanımı ve kontrolü sağlanacaktır.

Ülkemizde ticarete konu yaş meyve sebze ürünleri başta olmak üzere ekonomik önemi haiz bitkisel üretim konularında Zararlı Risk Analizi (ZRA) değerlendirmesi ve yönetimi yapılacak, Bitki pasaport sistemi yaygınlaştırılarak iç karantina hizmetleri geliştirilecektir.

Tarımsal Amaçlı Desteklemeler

Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele Desteği

Ülkemizde zararlı organizmalarla mücadelede, kullanılan pestisit miktarlarının azaltılması ve doğru kullanımını sağlamak için, kimyasal mücadeleye alternatif biyolojik mücadele, biyoteknik yöntemler, kültürel tedbirler, mekanik ve fiziksel mücadele metotlarının ilk planda yer aldığı, kimyasal mücadelenin en son çare olarak tavsiye edildiği çevre dostu entegre mücadele yöntemlerinin uygulanmasının özendirilerek yaygınlaştırılması (ürün çeşitliliği ve destek türü açısından) hedeflenmektedir. 

Bu bağlamda; insan ve çevre sağlığı açısından önem arz eden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin tarımsal destekler kapsamına alınması neticesinde; bitkisel üretimde kullanılan ilaç tüketimin azaltılmasına, sürdürülebilir bir tarımsal faaliyet ve sürdürülebilir zararlı idaresinin oluşturulmasına, taze sebze ve meyve ihracatında ve iç tüketimde yaşanan kalıntı sorununun çözümüne, fauna ve floranın korunması ile daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir çevre tesis edilmesine katkı sağlanmış olacaktır.

G​ıda Güvenliği ve Kontrol Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi

​Ülkemiz genelinde gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten 63.424 gıda işletmesinden; süt ve ürünleri, et ve et ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri ile su ürünleri üreten 5.639 onaya tabi gıda işletmesi, geri kalan üretim yeri kapsamında değerlendirilen 57.785 adet gıda işletmesi, 174.764 adet satış yeri ve 128.068 adet toplu tüketim yeri olmak üzere toplam 360.617 gıda işletmesi, kayıt işlemine tabi gıda işletmesi olarak faaliyet göstermektedir. Söz konusu işyerlerinin kontrol ve denetimleri Bakanlığımız 81 İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile kontrol ve denetim yapmak üzere yetkilendirilmiş İlçe Müdürlüklerinde görevli “Gıda Denetçileri” tarafından yürütülmektedir. Tüm gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeleri üreten, üreten/satan ve toplu tüketime sunan işyerlerinin kayıt ve onay işlemleri, yurtiçi kontrol ve denetim hizmetleri ile ihracat ve ithalat kontrollerinin aksatılmadan ve etkin olarak yürütülmesi için bilgisayar alımı, alet ve ekipman alımı vb. giderler ile gıda denetçilerinin eğitim ihtiyacının karşılanması gerekmektedir. 

Bakanlığımızın gıda ve yem maddeleri ile bunların üretiminde kullanılan her türlü ham madde ve yardımcı maddelerinin yarı mamul gıda maddeleri ile yan ürünlerinin ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerinin denetim, ithalat, ihracat, özel istek numunelerinin kalite ve güvenirlik analizleri ve kontrolü ile tohumluk, su ürünleri, kullanma suyu ve atık su kirliliğinin kontrolü amacıyla kurulan 39 adet Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü, Ulusal Gıda Referans Laboratuvar Müdürlüğü ve Bursa Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bulunmaktadır. 5996 sayılı yasa ile Bakanlığımızın denetim ve analiz sayısının artması, laboratuvarların uluslararası yeterlilik kurumlarınca akreditasyonunun uluslararası ticarette kaçınılmaz kolaylıklar sağlaması ile laboratuvar hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla cihaz temini, kimyasal madde ve sarf malzeme alımı, alt yapısı yetersiz olan laboratuvar binalarının bakım onarım giderlerinin karşılanması, yeni laboratuvar binalarının yapımı ve personel eğitimi gibi konuların yanı sıra hizmetlerin yürütülmesinde ortaya çıkacak olan genel giderlerin karşılanması söz konusu proje kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi

​Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesine; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanunu ve bu Kanuna bağlı yönetmelikler, tebliğler, talimatlar yasal dayanak teşkil etmektedir.

Bu yasal çerçevelerde yürütülecek olan mücadele çalışmalarında amaç;

- Zoonoz hastalıkların (Bruselloz, tüberküloz, kuduz, şarbon, BSE, kuş gribi gibi) kontrolü, izlenmesi, önlenmesi ile halk sağlığının korunması,

- Ülkemiz hayvan varlığının salgın ve bulaşıcı hastalıklardan korunması suretiyle hayvansal üretimin artırılması,

​- Çiftlikten sofraya gıda güvenliğinin sağlanarak tüketicilerin korunması, 

- Ülkemizdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların tamamının tanımlanarak kayıt altına alınması, hareketlerinin izlenmesi,

- Yurtdışı ve yurtiçi hayvan ve hayvansal ürünlerin takibi ve kontrolü ile muhtemel kaçak hareketlerin önlenmesi,

- Sığır tüberkülozu ve brusellozundan ari işletmelerin oluşturulması ve sayılarının artırılması.

- Hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadelede hastalık teşhisi, aşı üretimi ve izleme çalışmalarını aktif olarak yürüten Veteriner Kontrol Enstitüleri ve Şap Enstitüsü Müdürlüğünün altyapılarının iyileştirilmesi,

- İnsan tüketimi amacıyla kullanılmayan hayvansal yan ürünler için bir eylem planı oluşturularak halk sağlığının korunması,

- Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüklerinin AB standartlarına uygun hale getirilmesidir.

- Ayrıca hayvancılık, ülkemiz için başta beslenme olmak üzere oldukça büyük öneme sahip olup, kırsal kesimdeki istihdamda hayvancılık sektörü önemli bir yer tutmaktadır. 

- Diğer taraftan hayvan ve hayvansal ürünlerden insanlara geçen zoonoz hastalıklar nedeniyle toplum sağlığı ciddi olarak tehdit altında kalmaktadır.

- Ülkemizde Şap, Koyun Keçi Vebası, Şarbon, Kuduz, Bruselloz, Tüberküloz, Koyun Keçi Çiçeği gibi hastalıklar yaygın olarak görülebilmektedir. 

- AB’ ye uyum süresince özellikle son yıllarda ülkemizdeki hayvan hastalıklarının varlığı gündeme getirilerek AB ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke hayvan ve hayvansal ürün ithalatına ve transit geçişine izin vermemektedir. 

- Bazı hayvan hastalıklarının mevcudiyeti Avrupa Birliği uyum çalışmaları açısından ülkemizin gelecekte zorlanacağı konular arasındadır.

Bu amaç ve hedefler için yeterli ödeneğin tahsis edilmesi Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele çalışmalarındaki başarı ile doğru orantılı olacaktır.

K​​oyun ve Keçilerin Elektronik Kimliklendirilmesi ve Kaydı Projesi

​Hayvanların kimliklendirilmesi, kaydı ve izlenmesi, gıda güvenirliği ve hayvan sağlığı açısından önemli ve temel araçlardandır. Hastalık çıkışlarında alınacak önlemler, surveylans, erken teşhis, hastalığın bildirimi, hızlı yanıt, hareketlerin kontrol altına alınması konularında idarenin stratejisinin belirlenmesinde temel unsur hayvanların izlenebilirliğidir. Bu nedenle birçok ülkede hayvanların bireysel olarak tanımlanması yasal bir zorunluluktur.

AB’ye katılım sürecinde Avrupa Birliği Mevzuatına uyumlu olarak ülkemizde koyun ve keçilerin kimliklendirilmesi ve kaydı sistemi kurulması ve bütün küçükbaş hayvanların küpelenerek kayıt altına alınması gerekmektedir.

AB’ye uyumlu olarak çiftlikten sofraya gıda güvenirliğinin sağlanması ve koyun ve keçilerin kimliklendirilmesi ve kaydı sisteminin kurulması amacıyla AB destekli “Koyun ve Keçilerin Küpelenmesi ve Aşılanması Projesi” 2010 yılında yürütülmeye başlanmış olup 2013 yılında sona ermiştir. Proje kapsamında üç yıl boyunca ülke genelinde bütün koyun ve keçi türü hayvanlar plastik kulak küpeleri ile küpelenmiş ve yine proje kapsamında kurulan Koyun Keçi Kayıt Sisteminde kayıt altına alınmıştır. 

Söz konusu proje kapsamında yapılan plastik kulak küpesi uygulamaları esnasında önemli tecrübeler yaşanmıştır. Özellikle hayvanların ve hareketlerinin yoğun olarak bulunduğu hayvan pazarları, kesimhaneler veya büyük işletmelerde plastik kulak küpelerinin bireysel olarak okunması, yazılması ya da hayvanlara uygulanmasında hatalar yapılabilmekte olup, hayvanların izlenebilirliği ve kayıtların güvenirliği olumsuz etkilenmektedir. 

Hayvan ve toplum sağlığının korunması, hayvan hastalıklarının ve hareketlerinin etkin olarak izlenmesi, tarımsal istatistiklerin, tarımsal sigorta işlemlerinin ve desteklemelerin sağlıklı yürütülmesi sadece etkin ve güvenilir bir işletme ve hayvan kayıt sistemi ile mümkündür.

Bu nedenle AB küçükbaş kayıt sistemlerinde olduğu gibi ülkemizde de koyun ve keçi türü hayvanlarda elektronik kimliklendirme ve kayıt sisteminin kurulması gerekmektedir.

Projenin faaliyetleri ve çıktıları, Fasıl-12 Gıda Güvenirliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı altında katılım müzakerelerinin kapanış kriterlerinden birini karşılayacaktır.

Söz konusu proje uzun vadeli sürdürülebilirliği öngörülmekte olup, elektronik küpe uygulanmayan küçükbaş hayvanların hareketlerine izin verilmeyecek, hayvan sağlığı hizmetleri, sigorta, tazminat ve destekleme gibi Bakanlık hizmetlerinden faydalandırılmayacaktır.

Ruhsatlı Pestisitlerin Biyolojik Etkinliklerinin Değerlendirilmesi Projesi (PEBED)

​Ülkemizdeki ruhsatlı pestisitlerin biyolojik etkinliklerinin belirlenmesi ve araştırma kuruluşlarında çalışan araştırmacıların kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla bu proje hazırlanmıştır.

Bakanlığımızca ruhsatlandırılan pestisitlerin ruhsata esas özellikleri doğrultusunda kullanılmadığı zaman kalıntıları ile insan sağlığı ve çevrede olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu kalıntılar, tarım ürünü dış pazarını ve iç tüketimi de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu proje pestisitlerin hedef organizmadaki duyarlılığı ile hedef bitkideki kalıntıları konusunda çevreye ve sağlığa daha az zarar verecek biçimde kullanılması, gıda güvenliği sorunlarının çözümünde ekonomik açıdan karlı, sosyal açıdan yaşanılabilir, tarımsal üretimin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini minimuma indirgeyen ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlayan disiplinler hedeflenmektedir.

Artan Doz Uygulamaları İle;

• Hedef zararlı organizmaların adaptasyon ve dayanıklılıklarının değerlendirilmesi,

• Pestisitlerin hedef bitkideki davranışlarının gözlenmesi

• Pestisitlerin uygulama anında ve uygulamadan sonraki akıbetlerinin belirlenmesi,

• Pestisitlerin uygulamadan sonra ekosistemdeki akıbetlerinin belirlenmesi sağlanacaktır.

Bu proje ile ruhsatlı pestisitlerin biyolojik etkinlikleri test edilmiş olacaktır. Etki düşüklüğü olan pestisitlerin fiziksel ve kimyasal analizleri yapılacaktır. Biyolojik etkisi düşük, fiziksel ve kimyasal özellikleri uygun olan pestisitlerin ruhsatları iptal edilecektir. Emsalden ruhsat alan pestisitler de aynı şekilde değerlendirilecektir. Uygulamada etki düşüklüğü göstermeyen fiziksel ve kimyasal özellikleri uygun olan pestisitler kullanıma arz edilmiş olacaktır. Tarımsal üretim aşamasında insanı, çevreyi ve hayvan sağlığını tehdit eden risk unsurları giderilecektir. Bu uygulamalar sonucunda üreticilerin aşırı doz ilaç uygulamaları, karışım ilaç uygulamaları önlenmiş olacaktır. Pestisit kalıntısı ve direnç önlenmiş olacaktır. Özel sektörün çevre dostu ürün geliştirmesine ivme kazandırılacaktır. Deneme yapan firmalar, deneme yetki belgesine sahip kişiler ve deneme raporları sorgulanacak ve yanlış veya hatalı rapor hazırlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Araştırma kuruluşlarının kapasitesi geliştirilmiş olacaktır. Deneme yapan araştırmacılar ruhsatlandırma komisyonunda biyolojik etkinlik deneme raporlarını daha kolay değerlendirecek ve ruhsatlandırma işlemlerinde muhtemel hatalar önlenmiş olacaktır. Pestisit kullanımı kontrol altına alınacak ve yönetilecektir.Bunların genel sonucu olarak kalıntının önlenmesine, çevre ve insan sağlığına katkı sağlanmış olacaktır.

Ruhsatlı Pestisitlerin Biyolojik Etkinliklerinin Değerlendirilmesi projesinin uygulanmasında Bakanlığımızca ruhsatlandırılan ve 10 yılını doldurmuş olan pestisitlerin zararlı organizmalar üzerindeki biyolojik etkinliği denenecektir. Yılda yaklaşık olarak 100 adet pestisitlerin biyolojik etkinliklerinin denemesinin yapılması hedeflenmektedir. Bu denemelerin yapılabilmesi için öncelikle araştırma enstitüsü ve istasyonlarınca deneme yeri bulunarak deneme kurulacaktır. Bu deneme yerlerine uygulanmak üzere piyasadan ruhsatlı pestisitler alınacaktır. 8 adet araştırma enstitüsü ve istasyonlarının her birine denemelerde kullanılmak üzere 8 adet sırt atomizörü ve 8 adet de 100 litrelik motorlu pülverizatör alınacaktır. Denemelerde kullanılacak pestisitlerin analiz edilmesi için kimyasal madde alınacaktır. Denemelerin takip edilmesi ve kontrolü için 5 ay süreyle 9 adet araç kiralanacaktır. Araçların akaryakıt ve yağ alımları ile tamir ve bakımları yapılacaktır. Bitkilerin vejatasyon süresi boyunca denemelerin takip edilmesi kontrolü ve yürütülmesi için teknik personellerin yurtiçi geçici görev yollukları ödenecektir.

Türkiye 'de Kuduz Hastalığına Karşı Oral Aşılama Projesi

​Projenin amacı yaban hayatında görülen kuduz hastalığının havadan aşılama yoluyla kontrol altına alınmasıdır.

Hastalık etkeni tabiatı gereği dış ortamlarda çok kısa sürede etkisiz hale gelmekte, varlığını sürdürebilmesi için sürekli olarak bir hayvandan diğerine bulaşması gerekmektedir. Hastalığın bu özelliği sayesinde duyarlı hayvan topluluklarında uzun süreli ve eş zamanlı bağışıklık sağlanması durumunda eradikasyonu mümkün olmaktadır. 

Yabani hayvanların meralarda yayılmakta olan çiftlik hayvanları, av ve çoban köpekleri ile olağan teması yanında, yiyecek bulma amacıyla kentsel bölge sınırlarına yaklaşması hatta kent sınırları içinde yaşamaya başlamış olması nedeniyle sahipsiz kedi ve köpeklerle olan teması yaygınlaşmış durumdadır. 

Uygulanacak proje ile başta tilkiler olmak üzere  et yiyen yabani hayvanlar  havadan atılacak aşılı yemlerle ağız yolu ile aşılanacak, bu yolla yaban hayatından çiftlik hayvanlarına ve sahipsiz hayvanlara hastalık bulaşması engellenecek, hastalığa duyarlı tüm hayvan topluluklarında eş zamanlı bağışıklık sağlanarak hastalığın eradikasyonuna imkan sağlanacak, ülkemiz insan ve hayvan sağlığı statüsü kuduz hastalığı bakımından AB standartları seviyesine getirilecektir. 

Projenin saha uygulamaları 2013 – 2015 yılları arasında uygulanacak, her yıl 105.000 Km² alana 1.890.000 aşılı yem atılacak, proje boyunca yapılacak üç kampanya ile toplam 5.670.000 aşılı yem atılmış olacaktır.

Veteriner Hizmetleri Strateji Belgesinin Hazırlanması Projesi

​Ülkemiz hayvan sağlığı statüsünün AB ülkeleri seviyesine getirilerek halk sağlığının korunması ve gıda güvenirliğinin sağlanması, hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların engellenmesi, ülkemiz dış ticaretine getirilen kısıtlamaların kaldırılması, hayvan sağlığı ile dolaylı etkileri nedeniyle olumsuz etkilenen turizm ile hayvan refahı gibi konularda ülkesel imajın iyileştirilmesi gerekliliktir.,

Proje 30 Haziran 2010 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-AB Hükümetler Arası Katılım Konferansı'nın Bakanlar düzeyindeki 9. Toplantısında belirlenmiş Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı politikaları başlıklı Fasıl 12 için belirlenen kapanış kriterlerinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla, Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvanların kimliklendirilmesi, kayıt altına alınması ve hareket kontrolüne yönelik stratejilerin derlenmesi ve bu bileşenleri birbiriyle bağdaştıran ve önümüzdeki 15 yıl için entegre bir yol haritası sağlayan bir Veteriner  Hizmetleri Strateji Belgesi haline getirilerek  AB üyelik sürecimizde karar vericiler, resmi ve özel veteriner hekimler, Bakanlık personeli, sivil toplum kuruluşları ve ilgili diğer paydaşlara yönelik anahtar bir referans belgesi olarak kullanılacaktır.

EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) Katılım-Öncesi Program: Aday ve Potansiyel Aday Ülkelerin EFSA' ya Hazırlanması

​​
​​EN​​​GLISH​  ​​​​​​​​​​​​​​     
 

                              EFSA Katılım Öncesi Program

Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Ajansı (EFSA) gıda ve yem  güvenliği  ile hayvan ve bitki sağlığı konularında risk değerlendirmesi yapmak üzere AB bünyesinde oluşturulmuş bir kuruluştur. Temel görevi bilimsel temele dayalı tarafsız ve bağımsız görüş oluşturmak ve AB'nin bu konulardaki politikalarına yön verilmesi için bilimsel destek sağlamaktır.

Amaçlarını yerine getirebilmek için üye ülkelerin bilimsel çalışmalarını, uzmanlarını ve saha çalışmalarını kullanan EFSA tüm paydaşlara ulaşarak çalışmalarına destek sağlamakta ve alt yapısını güçlendirmektedir.

Bu hedeflerine ulaşmak için üye ülkelerin yanı sıra aday ve potansiyel aday ülkelerle de çalışmalar yürütmekte ve onları üyelik sürecine hazırlamaktadır.

 "Aday ve potansiyel aday ülkelerin EFSA'ya hazırlanması" programı ülkemizin EFSA faaliyetlerine katılımını sağlamak ve hazırlık sürecine dahil etmek için  2006  dan itibaren yürütülmektedir. Söz konusu program ile ülkemizin AB bağlamında risk değerlendirme çalışmalarına katılımı için bilgi birikiminin artması ve AB ne üyelikle birlikte tam kapasite EFSA çalışmalarına katılımının sağlanması amaçlanmaktadır. Program ile;

  • EFSA'nın faaliyetleri ile ilgili alanlarda çalışan yetkili kurumları gelecekte EFSA ağlarına katılabilmeleri için hazırlamak,
  • Aday ülkelerin gelecekte EFSA bilimsel ağlarına katılımını sağlamak üzere, iletişim ve bilgi değişim sistemlerinin oluşturulmasına katkıda bulunmak,
  • Özellikle risk değerlendirme ve veri toplama konularında olmak üzere EFSA'nın kullandığı yöntem hakkında bilgi transferi sağlamak,
  •  Risk değerlendirmeyle ilişkili iletişim faaliyetlerini desteklemek,

Hedeflenmektedir.

Bu amaçlara ulaşılabilmesi için aday ülkelerdeki yetkili resmi kurumlar ve diğer ilgili tüm taraflarla iletişim kurmak projenin ana bileşenidir.

Programın hedef grubu aday ülkelerdeki gıda/yem güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı gibi EFSA ile benzer konulardan sorumlu olan kurumlardır. Bu nedenle ilgili proje bakanlığımız bünyesinde Genel Müdürlüğümüz desteği ile yürütülmektedir.

Söz konusu projeye ülkemizin yanı sıra Bosna Hersek, Arnavutluk, Karadağ, Sırbistan ve Kosova katılım sağlamakta olup, çok taraflı bir program yürütülmektedir.

EFSA bahse konu programın yürütülmesi ve EFSA ile ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesi amacıyla  EFSA temas noktasını Genel Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturmuştur.

Söz konusu program 2014-2020 IPA II programlaması çerçevesinde yeni uygulama dönemine 1 Ekim 2015 tarihi itibari ile başlamıştır. Programın bu bölümü 30 Kasım 2017 tarihinde sona erecektir.

Yeni dönemde EFSA ile işbirliği zoonoz, anti mikrobial direnç, gıda kaynaklı salgınlar ve veteriner ilaç kalıntıları üzerine veri toplama ve bu verilerin paylaşılması üzerine gelişecektir. Bu süreçte, EFSA ve AB nin bilimsel yapılarının amacı ulusal yetkili otoritelerin var olan ve gelişebilecek acil gıda güvenliği risklerine cevap verebilecek hazırlık düzeyine ulaşmalarına destek olmaktır.

İletişim Bilgileri      
Katılım Öncesi Program Ulusal Koordinatörü

Şenay EKEN

Risk Değerlendirme Daire Başkanı

Tel: 0312 2587702

Faks: 0312 2587726

Eposta:senay.eken@tarim.gov.tr

Katılım Öncesi Program Koordinatör Yardımcısı

 

M.Nurseren BUDAK

EFSA Temas Noktası

Tel: 0312 2587719

Faks: 0312 2587726

Eposta:nur.budak@tarim.gov.tr​

  • EFSA Temas Noktaları 31. Toplantısı




Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerde İzleme Projesi

CANLI HAYVAN VE HAYVANSAL ÜRÜNLERDE İZLEME PROJESİ

    

    Gıda güvenilirliğinin sağlanması ve insan sağlının korunması amacıyla 96/23/EC sayılı Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerinde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi için Alınacak Önlemlere Dair 23/05/1996 tarihli Konsey Direktifi ve 1997/7/EC sayılı Belirli Hayvansal Ürünlerde Numune Alma Seviyelerinin ve Sıklığının Belirlenmesine İlişkin 27/11/1997 tarihli Komisyon Kararına paralel olarak hazırlanan "Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik" kapsamında canlı hayvanlardan, kesilmiş hayvanlardan ve hayvansal ürünlerden numune alınarak kalıntı kontrollerinin yapılması gerekmektedir.

    Kalıntı izleme analizlerinin yürütülmesinde görevli Laboratuvar ve Enstitü Müdürlüklerinin analizlerin gerçekleştirilmesi için gerekli cihaz ve sarf malzeme alımlarında ek bütçeye sahip olmamaları nedeniyle belirli sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kapsamda gıda güvenilirliğinin sağlanması ve insan sağlının korunması amacıyla gerçekleştirilmesi gereken kalıntı analizleri için Canlı Hayvan Ve Hayvansal Ürünlerde İzleme Projesi hazırlanmıştır.

    Proje kapsamında kalıntı izleme analizlerinin yapmak üzere görevlendirilen Laboratuvar ve Enstitü Müdürlüklerinin cihaz ve kimyasal ihtiyaçlarının karşılanması için 2015, 2016 ve 2017 yılları için toplam 6.000.000 TL ödenek ayrılmıştır.

 

 


Kanatlı Hayvanlardan ve Gıdalardan Salmonella İzlenmesi ve Kontrol Programlarının Geliştirilmesi Projesi

Salmonella gıda kaynaklı infeksiyon ve intoksikasyonlar içerisinde tüm dünyada halk sağlığını tehdit eden en önemli problemler arasında yer almaktadır. Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) 2012 yılı raporuna göre Avrupa Birliği üyesi ülkelerde 92.916, Amerika Birleşik Devletleri’nde (A.B.D.) ise yıllık ortalama 1.4 milyon insanda Salmonella vakası saptandığı bildirilmektedir. Bu vakalarda ortalama 15.000 insanın hastanelerde tedavi altına alındığı, 400 ölüm gerçekleştiği ve infeksiyonun toplam maliyetinin A.B.D.’nde 2.4 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. Günümüzde 2500’den fazla Salmonella serotipi olduğu göz önüne alındığında bu durum oldukça geniş profilde gıdanın farklı serotipler ile kontamine olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre kanatlı eti, ürünleri ve yumurta gıda kaynaklı Salmonella infeksiyonlarının büyük bölümünden sorumlu tutulmaktadır.
Kanatlı yetiştiriciliğinin ilk basamağı olan yemden başlayarak tüketiciye ulaşana kadar gıda zincirinin herhangi bir aşamasında Salmonella ile kontaminasyon sözkonusu olabilmektedir. Özellikle yem, su, kümes (altlık, toz-hava, suluklar, rodent v.b.), çevre, kesimhane ve ürün paketleme aşamaları önemli kontaminasyon kaynakları olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde insanlarda görülen gıda kaynaklı Salmonella vakalarının azaltılması, kanatlı yetiştiriciliğinde kontaminasyon kaynaklarının belirlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla ‘’Ulusal Salmonella Kontrol ve İzleme Programları’’ geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur. Söz konusu programların etkin şekilde yürütülebilmesi için kaynakların belirlenmesi, laboratuvarların eşgüdüm içinde çalışması, elde edilen sonuçların değerlendirilmesi, problemin ortadan kaldırılmasına yönelik sektör bazında yapılması gerekenler ve koruyucu hekimlik uygulamalarının bir arada yürütülmesi gerekmektedir. Bununla birlikte hangi serotiplerin o ülkede baskın olduğunun bilinmesi, izolatların antibiyotik direnç profillerinin belirlenmesi, moleküler ve genomik karakterizasyonlarının yapılması problemin boyutlarının anlaşılması ve etkin kontrol programlarının geliştirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Türkiye’de bu amaçla hazırlanarak 27 Mart 2014 tarih ve 28954 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Salmonella ve Belirlenmiş Diğer Gıda Kaynaklı Zoonotik Etkenlerin Kontrol Altına Alınması Hakkında Yönetmelik kapsamında; ülkemizde kanatlı hayvanlardaki baskın serotipler, mevcut prevalans ve ülke hedefleri belirlenerek bu hedeflere ulaşmak için alınacak tedbirleri de içeren etkin ve sürdürülebilir Ulusal Salmonella Kontrol Programları hazırlanacaktır.
Genel Müdürlüğümüz ile Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi işbirliğinde yürütülmekte olan ‘’Kanatlı hayvanlardan ve gıdalardan Salmonella İzlenmesi ve Kontrol Programlarının Geliştirilmesi’’ başlıklı TÜBİTAK Projesi ile; broyler, yumurtacı, damızlık ve hindi kümeslerinde, başta yem ve su olmak üzere çevresel faktörlerde, kesimhanelerde ve kanatlı orijinli gıdalarda örnekleme modellerinin oluşturulması, bu modelleme ile Salmonella sıklığının, kontaminasyon kaynaklarının, baskın serotiplerin ve antimikrobiyal duyarlılıkların belirlenmesi, izolatların moleküler ve genomik karakterizasyonlarının farklı metotlar (PFGE, ribotiplendirme) ile yapılması ve bu bilgilere dayanan Ulusal Salmonella Kontrol ve İzleme Programının oluşturulması planlanmıştır. 

Resmi Kontroller, Hayvan Refahı, Zoonozlar ve Hayvansal Yan Ürünler Hakkında Kapasite Oluşturma Projesi

Resmi Kontroller, Hayvan Refahı, Zoonozlar ve Hayvansal Yan Ürünler Hakkında Kapasite Oluşturma Projesi ile resmi kontroller, hayvan refahı, zoonozlar, hayvansal yan ürünler konularında Bakanlık kapasitesinin artırılması amaçlanmaktadır. Söz konusu faaliyetler için toplam bütçe 2 milyon Euro (1.900.000 IPA katkısı - 100.000 Euro Türkiye katkısı)’dur. Projede ülke seçimi yapılmış olup, Eylül 2015’te Fransa - Macaristan Konsorsiyumu olarak açıklanmıştır.

Proje üç bileşenden oluşmaktadır.

Bileşen I- Gıda ve yem güvenilirliği ve kontrol hizmetlerinin güçlendirilmesi.

- Çok yıllık ulusal kontrol planının hazırlanması.

Üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında gıda ve yem işletmecisinin 5996 sayılı Kanunda belirtilen ilgili şartları karşıladığının doğrulanması, izlenmesi, hayvan sağlığı ve hayvan refahı kuralları ile Kanunun etkin bir şekilde uygulanmasının temin edilmesi için gıda, yem ve hayvansal yan ürünleri de içeren çok yıllık ulusal kontrol planı hazırlanacaktır.

- Denetim prosedürlerinin hazırlanması.

Resmi kontrollerde kullanılacak denetim prosedürleri, özellikle soru listeleri (et, süt, su ürünleri, numune alma, HACCP, hayvan refahı, gıda zehirlenmesi, yem vb.) hazırlanacaktır.

Bileşen II- Merkez ve taşra teşkilatının gıda ve yem güvenilirliği ve kontrol hizmetlerinin eğitimler yoluyla güçlendirilmesi.

- Sektörel bazda (et, süt, meyve ve sebze, hayvansal yan ürünler ve hayvan refahı, vb.) resmi kontrollerde görevli personelin(merkez ve taşra) eğitimi yapılacaktır. (600 kişi)

- Resmi kontrol görevlilerinin(merkez ve taşra) (HACCP, mikrobiyolojik kriterler, etiketleme, GDO, coğrafi işaret vb.) eğitimi yapılacaktır. (870 kişi)

- Fransa ve Macaristan’da 70 kişi çalışma ziyaretinde bulunacaktır.

Bileşen III- Laboratuvar eğitimi

- Coğrafik işaretleme analiz metotları ile ilgili olarak laboratuvar ve Genel Müdürlük personelinden 40 personel eğitilecektir.

- Gıda ile temas eden maddeler için analiz metotları ile ilgili olarak laboratuvar ve Genel Müdürlük personelinden 20 personel eğitilecektir.

- Migrasyon, GDO, katkılar, kalıntılar, gıda bileşenleri ve hormon analizlerinde yeni analiz metotları için 80 laboratuvar personel eğitilecektir.

- Gıdalarda biyotoksin, GDO, gıda bileşen analizleri, enzimler, antibiyotikler, vitamin ve mikrobiyolojik analizler için 40 laboratuvar personeli Fransa ve Macaristan’da çalışma ziyaretinde bulunacaktır.

- Yemlerde kokkodiyositler, enzimler, antibiyotikler, vitamin ve mikrobiyolojik analizler için 30 laboratuvar personeli Fransa ve Macaristan’da çalışma ziyaretinde bulunacaktır.

Proje Web Sitesi Adresi : www.officialcontrolsforsafefood.org

''