11.3.2017 / Gösterim Sayısı : 4988

Koalisyonlar gidecek, siyasete istikrar gelecek

#Ak Parti Adana İl Başkanlığı İl Danışma Meclis Toplantısı #Ak Parti Adana İl Başkanlığı İl Danışma Meclis Toplantısı

16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "İstikrarı, anayasa hükmü haline getiriyoruz. Koalisyonlar tarihe karışıyor. Bu yeni sistem, diyalog sistemi, uzlaşma sistemi. Bu kadar açık. Neticede diyoruz ki ne eyalet ne vesayet, üreten, büyüyen, güçlenen Türkiye için evet." dedi.

Çelik, Adana programı çerçevesinde Yüreğir Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti 84. İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda, Türkiye'nin etrafının ateş çemberi olduğunu söyledi.

Hollanda hükümetinin Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etmesine değinen Çelik, "Tarihin en büyük kuşatmasıyla karşı karşıyayız. Terör örgütleri cirit atıyorlar. Ülke üzerinde ne tür hesaplar var izliyoruz. Biz sıradan bir ülke değiliz. Bizimle dün uğraştılar, bugün de uğraşıyorlar, yarın da uğraşacaklar. Peşinen hazırlıklı olalım." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin artık eskisi gibi olmadığını vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

"Bırakınız 3 yıl, 3 saat, 3 dakikada size dünyayı dar eder bu millet. Onun için diyoruz ki postallı adaletten, dipçikli hukuktan, süngülü demokrasiden ve milli iradeden yana olmayan medyadan hiç kimseye fayda gelmez. Osmanlı ve cumhuriyet döneminde darbeler ülkeyi geriye götürdü. 140 yıl geriye gittiğin zaman tarım bakanı olarak söylüyorum, demokrasimiz tomurcuk açacakken hep doluya tutuldu. Tam 'Demokrasimiz yeşerecek, filizlenecek' diyoruz, geliyor bir dolu vuruyor ve o tomurcuğu maalesef yok ediyor. 15 Temmuz darbe girişiminde tankın azameti ise halkın asaletinin ve cesaretinin karşısında yerle yeksan oldu. 1960 darbesinin de bildirisinde 'yurtta sulh cihanda sulh' söylemi yer alıyor. 15 Temmuz akşamı da neyi dinledik? 'Yurt sulh, cihanda sulh konseyinin bildirisini okuyorum' dediler. Demek ki 15 Temmuz'u söyleyenler ile 1960'ta söyleyenler arasında bir fark yok. Aynı yolun yolcularıydı."

Çelik, 1960 darbesi sonrası Sivas kampı ve 1980 sonrasında Diyarbakır cezaevinde yaşananların PKK'yı ortaya çıkardığını, 28 Şubat'ın da FETÖ'nün devlet içinde yapılanmasını sağladığını dile getirdi.

Necmettin Erbakan'ı alaşağı edenlerin bugün "hayır" kampanyası yaptıklarını ifade eden Çelik, "İbretliktir, bugün Erbakan hocanın partisinin kapısına gidip, ondan hayır kampanyasına medet umuyorlar. Ne kadar garip bir şey değil mi, ne kadar ibretlik bir şey. Dün siz değil miydiniz o insanlarla uğraşan, dün siz değil miydiniz demokrasiyi alaşağı edenler. Bugün ne yüzle bu gidişi yapıyorsunuz. Hadi giden gitti, kabul eden nasıl kabul etti, ben bunu anlamıyorum Allah aşkına." değerlendirmesinde bulundu.

"Bunlar ihanetin adına 'hizmet' diyorlar"

Çelik, asker kılıklı silahlı militanların sahneye sunulduğu 15 Temmuz'un, ülkenin bölünme ve parçalanmasını sağlayacak "Sevr" olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"FETÖ kimdir diye sorarlarsa, verilecek çok cevap var ama bana göre şöyle cevap verseniz doğru olur, 'indirilmiş din değil, uydurulmuş bir din' ortaya koydular. Tekrar söylüyorum. İndirilmiş dinimiz var bizim, bir de uydurulmuş bir din var, bu anlayışla gençlerin beynini yıkadılar. Milleti korumak için verilen silahı millete doğrultan bir nesil ortaya çıkardılar. Bunlar ihanetin adına 'hizmet' diyorlar, şantajla para topladılar, bu paraya 'himmet' diyorlar, sıkışınca daralınca da kaçıp gidiyorlar, buna da 'hicret' diyorlar. Şu kavramlara bakın, hizmet, himmet, hicret. Bu kavramlar ne kadar kutsal kavramlar, bunları maalesef kendi emelleri doğrultusunda kullanmak gayreti içindeler."

Darbecilerin yaptıkları kadar Avrupalı dostlarının tavrına da üzüldüklerini dile getiren Çelik, "Bunlar darbe olduğu zaman 'Bizim çocuklar darbe yaptı' dedi. Şimdi bu yaşanan olaylardan sonra demokrasinin yanında yer almamaları var ya, bunların demokrasi anlayışının ne olduğunu çok daha iyi gösterdi. Eski cahiliye döneminde yapılan helvadan put vardı, acıkınca yiyorlardı ya, bunlar da demokrasiyi böyle anladıklarını şu son 15 Temmuz'da çok net bir şekilde ortaya koymuş oldular." diye konuştu.

"Hiç maddeleri falan tartışmaya gerek yok"

Bakan Çelik, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hiç maddeleri falan tartışmaya gerek yok. Şu geriye dönüp baktığınız zaman millet aya giderken bizi yaya bırakanlara karşı 'Ya bu düzen devam etsin bir 10 yılda kim tokat vuracak' diye mi bekleyeceğiz biz. 'Hadi oradan' deyin be 'hadi oradan.' Sizin bu millete bir vaadiniz, vereceğiniz bir şey olmayabilir ama bu milletin geleceği açısından, avuç açan değil, himmet dilenen değil, millete, dünyaya, mağdurlara, mazlumlara yardım eden bir ülke olması, daha da güçlenmesi konusunda bizim çok projelerimiz var."

Konuşması sürerken katılımcıların bazılarının "Bir Şarkısın Sen" şarkısını seslendirmesi üzerine Çelik, "Son cümle bu artık. Sağ olun." dedi.

Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"İstikrarı, anayasa hükmü haline getiriyoruz. Koalisyonlar tarihe karışıyor. Bu yeni sistem, diyalog sistemi, uzlaşma sistemi. Bu kadar açık. Hangi konu olursa olsun tartışmaya hazır olun. Her konuda galip geleceksiniz. Ama adamlar öyle takdim ediyorlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandumdan sonra başkan olacak ya, sanki CHP'nin genel başkanını da atayacakmış gibi takdim ediyorlar. Haksızlık bu, böyle bir şey var mı veya Adana Demirspor-Adanaspor maçının ofsayt kararını cumhurbaşkanı verecekmiş sanki. Yani bu derece süfli, bilgiden yoksun bir yaklaşım. Zaten biliyorsunuz başbakanın olup olmadığını bilmiyordu zaten, onu da söyledi. Bu bunların işi değil. Neticede diyoruz ki ne eyalet ne vesayet, üreten, büyüyen, güçlenen Türkiye için evet."

Siverekliler Derneğini ziyaret etti

Bakan Faruk Çelik, daha sonra Adana Siverekliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğini ziyaret etti.

Dernektekilerle bir süre sohbet eden Çelik, burada yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'ya yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

Türkiye'nin güzel bir ülke olduğunu belirterek, "Allah kimseyi vatansız bırakmasın" temennisinde bulunan Çelik, şunları kaydetti:

"Nimetin içinde olduğun zaman kıymetini bilmiyorsun. 500 bin Suriyeli şimdi Şanlıurfa'da. Ne olacakları da belli değil. Sığınmışlar buraya. Siverekliler, bizim sığınacak yerimiz yok. Şu halimizde bize Avrupa'da kampanya yaptırmıyorlar. Şu memlekete düşmanlıklarını görüyor musunuz? Bu memleket kalkındığı an, güçlendiği an kimleri doyuracağını, ne kadar geniş bir coğrafyada etkili olacağını çok iyi biliyorlar. Onun için bizim içimizle uğraşıyorlar. Bizim aleyhimize bu derece planlar, programlar yapılıyor. Ama Allah'a şükür milletimiz sağduyulu, dayanışma içerisindeyiz. Yanlışa kapılan insanlar olabilir. Hepimizin görevi ikaz etmek."

''