Risk Değerlendirme Hizmetleri

Bilimsel Komite ve Komisyonlar

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda hazırlanan  “Risk Değerlendirme Komite ve Komisyonların Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” 24.12.2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bilimsel Komisyonlar:

Yönetmelik gereğince Bilimsel Komisyonların üyeleri:

• Açık çağrı ile toplanan adaylar arasından seçilir,

• En az 9 üyeden oluşur,

• Görev süreleri 3 yıldır,

• Üyenin talep etmesi ve Bakanlık Makamınca uygun görülmesi halinde, görev süreleri en fazla 2 dönem daha uzatılabilmektedir. 

• Görevlerini yaparken bağımsızlardır ve hiçbir makam, merci ve kişiden talimat almazlar

Bilimsel Komisyonların görevleri:

• Bakanlığın talebi üzerine veya kendi inisiyatifleri ile görev alanlarına giren konularda risk değerlendirmesi yapmak,

• Gıda ve yem güvenilirliğini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen konularda Bakanlığın çalışmalarını desteklemek ya da kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla tavsiye niteliğinde bilimsel görüş oluşturmak.

Bilimsel Komite:

Yönetmelik gereğince Bilimsel Komite üyeleri;

• Bilimsel Komisyonların başkanlarından ve açık çağrı ile toplanan adaylar arasından seçilen 6 bağımsız bilim insanından oluşur,

• Görev süresi 3 yıldır,

• Üyenin talep etmesi ve Bakanlık Makamınca uygun görülmesi halinde, görev süreleri en fazla 2 dönem daha uzatılabilmektedir.

Bilimsel Komitenin görevleri:

• Bilimsel görüşlerin oluşturulması aşamasında, özellikle çalışma sisteminin belirlenmesi ve çalışma metotlarının uyumlaştırılması gibi konularda tutarlılığın sağlanması amacıyla Bilimsel Komisyonlar arasındaki genel koordinasyonu sağlamak,

• Gıda ve yem güvenilirliğini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen konulardan tek başına hiçbir Bilimsel Komisyonun görev alanına girmeyen konularda ve birden fazla Bilimsel Komisyonun görev alanına giren çoklu-sektörel konularda Bakanlığın çalışmalarını desteklemek ya da kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla tavsiye niteliğinde bilimsel görüş oluşturmak.

İstişare Komitesi:

Yönetmelik gereğince İstişare Komite üyeleri:

• Genel Müdürlüğün hayvan sağlığı ve refahı, bitki sağlığı ile yem ve gıda güvenilirliğinden sorumlu birimleri, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Türk Veteriner Hekimler Birliği, Türk Tabipleri Birliği, gıda ve yem sanayi alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile tüketicinin korunması alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu ve Bakanlığın uygun göreceği diğer kurum ve kuruluşların birer temsilcisinden oluşur,

• Kamu kurum ve kuruluşlarından en az Daire Başkanı veya Daire Başkanı seviyesinde katılım sağlar.

İstişare komitesinin görevleri:

• Gıda ve yem güvenilirliğini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen konulardaki mevcut riskler veya yeni gelişebilecek riskler ile ilgili olarak bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak.

Faaliyette Olan Komisyonlar:

1. Gıda Olarak Kullanılabilecek Bitkiler Komisyonu:

Takviye edici gıdalar ile gıda veya gıda bileşeni olarak kullanılmak istenen bitkiler/bitki kısımları veya bunlardan elde edilen bitkisel preparatların (ekstre, sabit yağ, uçucu yağ vb.) insan tüketimi açısından güvenilirliğinin değerlendirmesini yapmak üzere; 9 komisyon üyesiyle 07.08.2012 tarih ve 2058 sayılı Makam Olur’u ile kurulmuştur. I. Dönem Çalışmalarını 07 Ağustos 2012-07 Ağustos 2015 tarihleri arasında gerçekleştirmiştir. II. Dönem Gıda Olarak Kullanılabilecek Bitkiler Komisyonu 27.10.2015 tarih ve 1887 sayılı Olur ile görevine başlamış olup, komisyonun 11 üyesi bulunmaktadır.

2. Bulaşanlar Komisyonu:

Bulaşanların (mikotoksinler, ağır metaller, dioksinler, vb.) insan sağlığı ile ilgili riskleri ile gıdalarda ve yemlerde bulunabilecek maksimum limitlerini bilimsel çerçevede değerlendirerek bilimsel görüş oluşturmak, gerekli hallerde mevzuat çalışmaları için tavsiyelerde bulunmak üzere; 08.02.2013 tarih ve 444 sayılı Makam Olur’u ile kurularak görevine başlayan komisyonun 11 üyesi bulunmaktadır. I. Dönem Çalışmalarını 08 Şubat 2013 - 08 Şubat 2016 tarihleri arasında gerçekleştirmiştir.

3. Yem Komisyonu:

Yem katkı maddelerinin onaylanması sürecinde bilimsel risk değerlendirme yapmak ve yeme ilişkin diğer konularda bilimsel görüş oluşturmak üzere; 25.11.2015 tarih ve 2123 sayılı Makam Olur’u ile kurularak görevine başlayan komisyonun 9 üyesi bulunmaktadır.

4. Biyolojik Tehlikeler Komisyonu:

Biyolojik tehlikelerin insan sağlığı ile ilgili risklerini değerlendirerek bilimsel görüş oluşturmak, gıda kaynaklı mikrobiyal hastalıkların önüne geçilmesi için alınacak önlemlere ilişkin değerlendirmeler yapmak ve ülkemizde patojenlerden kaynaklanan mikrobiyolojik tehlikelere yönelik bilimsel çerçevede risk değerlendirme faaliyetlerini yürütmek üzere; 02.06.2016 tarih ve 1052 sayılı Makam Olur’u ile kurularak görevine başlayan komisyonun 9 üyesi bulunmaktadır.

Faaliyete Geçmesi Planlanan Komisyonlar:

5. Bitki Sağlığı Komisyonu

6. Belirli Gıda Bileşenleri, Beyanlar ve Yeni Gıdalar Komisyonu

7. Gıda Katkı Maddeleri, Aromalar ve İşlem Yardımcıları Komisyonu

8. Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Komisyonu

9. Hayvan Sağlığı ve Refahı Komisyonu

Risk İletişimi

Risk iletişimi kavramı, 5996 sayılı “Veteriner  Hizmetleri,  Bitki  Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”  ve  24  Aralık 2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi  Gazete’de  yayımlanmış olan  “Risk Değerlendirme Komite ve Komisyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”te; 

Risk iletişimi: Risk analizi sürecinde risk değerlendiricileri, risk yöneticileri ve diğer ilgili tarafların, tehlike, risk, riskle ilgili faktörler ve riskin algılanmasına ilişkin bilgi ve görüşler ile risk değerlendirmesi bulguları ve risk yönetimi kararlarının açıklamalarını da kapsayan bilgi ve düşüncelerin paylaşımı olarak tanımlanmaktadır. 

Risk iletişiminin nihai hedefi, paydaşların, tüketicilerin ve halkın riske dayalı bir kararın ardındaki mantığı anlamalarına yardımcı olmak ve böylece kendi çıkarları ve değerlerine uygun gıda güvenilirliği sorununa ilişkin gerçeklere dayalı bulguları yansıtan bir hükme varabilmelerini sağlamaktır. Risk iletişimi, insanların daha çok bilgiye dayanarak yargıda bulunmalarına yardımcı olma ve kendi yaşamlarında karşılaştıkları risklerle ilgili karar vermelerini sağlama aracıdır. 

Etkili risk iletişimi, kapsamlı ve güvenilir bir risk yönetimi programının başarısına önemli derecede katkıda bulunabilir. Etkili risk iletişimi sayesinde şunlar başarılabilir: 

  1. Tüketicilerin  bir  ürün  ve  onun  güvenilir  şekilde kullanımı ya  da  tüketimi  ile  ilgili risklerden haberdar olmasını sağlamak; 
  2. Uygun risk değerlendirmesi,  yönetimsel kararlar ve ilgili risk/fayda değerlendirmeleri için halkın güvenini kazanmak; 
  3. Halkın gıdalardaki doğal riskleri ve gıda  güvenliğine  yönelik  standartları anlamasına katkıda bulunmak; 
  4. Adil, doğru ve uygun bilgi sağlayarak  tüketicilerin  kendi  “risk  kabulü"  kriterlerini karşılayan çeşitli seçenekler arasından tercih yapabilmelerini sağlamak. 

Risk iletişiminde aşağıdaki konularda nasıl yol alınacağının belirlenmesi gerekmektedir: 

  • Tehlikeler ve riskler hakkında halkın bilgilendirilmesi (tehlikeler ve riskler arasındaki ayrımın vurgulanması), 
  • Her iki görev içindeki çeşitli aktörlerin ve prosedürlerin tanımlanması dâhil olmak üzere, risk değerlendirmeleri  ve  risk  yönetimi  kararları süreçleri  hakkında, halkın bilgilendirilmesi, 
  • Çift yönlü etkili bir iletişimin organize edilmesi, 
  • Risk değerlendirmesi ve yönetimi sürecine dâhil olan tüm aktörlerin güvenilirliğinin ve kredibilitesinin artırılması, 
  • Paydaşların sürece dahil edilmesi ve çatışmaların çözülmesi. 

İyi risk iletişimine yol gösteren ilkeler 

Açıklık 

Paydaşlarla  ve  ilgili  taraflarla  açık diyaloğa girilmesi, risk değerlendirme  sürecinde  güven  inşa edilmesinde de büyük önem taşımaktadır. 

Şeffaflık 

Şeffaflık,  açıklıkla yakından  ilgilidir  ve  güven  ve  güvenilirlik inşa edilmesinde eşit derecede önemlidir. İletişim, risk değerlendirmesindeki belirsiz alanların tümünü, bunların risk yöneticisi tarafından nasıl ele alınabileceğini ve bu belirsizliklerin halk sağlığına yansımalarını her zaman net olarak iletmelidir.

Bağımsızlık 

Risk iletişiminin  politik  karar  mercilerinden,  sanayiden,  sivil  toplum  örgütlerinden  ya  da  diğer çıkar gruplarından bağımsız olduğu  gösterilebildiğinde, risk iletişimi  her  zaman  daha  güvenilir olarak algılanacaktır. 

Yanıt verme kabiliyeti / zamanında iletişim 

Vaktinde ve doğru şekilde iletişimde  bulunmak,  tüm  olgular  bilinmese  bile,  uzun  vadede  bilgi kaynağının inandırıcı ve  güvenilir  görülmesini  sağlamaya katkıda bulunacaktır. İlk iletişimler çoğu kez oldukça önemlidir. 

Uygulama ilkeleri 

Sadece ilkelerin uygulanması iyi bir risk iletişimini garanti etmez. Risk iletişimi faaliyetlerinin temelini oluşturduğundan, orijinal bilimsel materyallerin niteliği  büyük  öneme  sahiptir.  Teknik bilgileri hedef kitlesinin anlamakta zorlanacağı ya da ilgili kitleleri ayrıntılı olarak bilgilendirmeyen şekilde bir web sitesinde yayınlamak, sağlam risk iletişimi ilkelerine uygun değildir.  Kötü  şekilde yazılmış basın  bültenleri  de  aynı şekildedir. Nihai iletişimin niteliği ve uygunluğu da onun altında yatan ilkeler kadar kritiktir. 

Aşağıdaki  ilkeleri  ve  çalışma şekillerini  günlük  uygulamalarına aktaran kuruluşlar  güven kazanmada iyi bir konumdadır: 

  1. Tüm ana belgelerin yayınlanması 
  2. Anlaşılır ve kullanılabilir iletişimler 
  3. Vaktinde yapılan iletişimler 
  4. Paydaşlar ile diyalog, kitleleri anlamak 
  5. Belirsizliğin kabul edilmesi ve iletişimi 

Risk değerlendirmesinin kullanılabilir ve anlaşılır olması için  bilimsel  bilgileri  çeşitli kitleler için anlaşılır hale getirebilen iyi iletişimciler (bilim insanları ve profesyonel iletişimciler) etkili risk iletişimi  için  gereklidir.  Risk değerlendirilmelerinde kullanılan terminoloji geniş bir yelpazededir  ve  uzman  olmayanlar  için  bunların  çoğunu ayırt etmek zordur. Bu da iletişimin zorluğunu artırır. 

Çok  çeşitli  medya  türleri  vardır ve risk iletişimcilerinin  ilgiyi  ölçmesi  ve  sadece  söz konusu alanla ilgili olanlara basın bültenleri göndermesi gereklidir. Kullanılabilecek medya türleri şunlardır:  

  • Web siteleri 
  • Basılı yayınlar 
  • Dijital yayınlar 
  • Toplantılar ve çalıştaylar 
  • Halk istişareleri 
  • Ortak/paydaş ağları 
  • Sosyal ağlar (Facebook, MySpace, vb.)  Blog yazarlığı 
  • Mikrobloglar (Twitter)

Risk Değerlendirme Terminolojisi

Gıda ve yem zinciri ile ilgili işlemlerde, insan sağlığı ve yaşamının en yüksek düzeyde korunması genel hedefini başarmak için risk analizine dayanılması zorunludur. Risk analizi üç adet ayrı, ancak birbirine bağlı üç bileşenden oluşur: risk değerlendirmesi, risk yönetimi ve risk iletişimi.
Risk tanımını oluşturan/kullanan Kurumların görev kapsamlarına bağlı olarak “risk” ve ilgili tanımlarda bazı farklılıklar olsa da Daire Başkanlığımız tarafından kullanılan ve dünya genelinde gıda zincirinde fikir birliğine varılan terimler aşağıdadır:
Tehlike: Gıda veya yem ile ilişkili olmak üzere, sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilecek biyolojik, kimyasal veya fiziksel etmenleri ifade etmektedir.
Biyolojik tehlikeler: Hastalık yapıcı (patojen) mikroorganizmalar (bakteri, küf, maya, virüs vb.)
Kimyasal tehlikeler: Doğal yolla oluşan toksinler, kimyasal bulaşanlar, pestisit kalıntıları, veteriner ilaç kalıntıları vb.
Fiziksel tehlikeler: Metal parçaları, talaş, cam, böcek parçaları, takı, taş vb.
Risk: Sağlık üzerinde olumsuz etki yaratma ihtimali bulunan tehlikenin ortaya çıkma olasılığı ile sonuçlarının şiddeti arasındaki fonksiyonel ilişkiyi ifade etmektedir. Dolayısıyla olasılık veya şiddet sıfır olursa, risk de sıfır olacaktır. Ancak, genel olarak olasılık sıfır olmaz ve risk de sıfır olmaz. Riskin iki bileşeninden (olasılık ve şiddet) biri olan olasılık azaltılabilirse risk de azaltılmış olur.
Risk analizi: Risk değerlendirme, risk yönetimi ve risk iletişimi olarak adlandırılan üç bileşenden oluşan bir süreci ifade etmektedir. Bir risk ortaya çıktığında, öncelikle bu riskin ne kadar büyük olduğu tespit edilmeli (risk değerlendirme), daha sonra bu riskin kabul edilebilir olup olmadığına karar verilerek gerekli uygulamalara geçilmelidir (risk yönetimi).
Bilimsel ve teknik bir süreç olan risk değerlendirmede,  bilgiler sistematik bir şekilde toplanır, riski açıklayan sonuçlar ortaya konulur ve böylece verilecek karara bilimsel destek sağlanır. Risk yönetiminde ise risk değerlendirmenin sonuçları kullanılarak karar verilir ve uygulamaya geçilir. Risk yönetimi, risk değerlendirmenin yanı sıra etik, ekonomik, uygulamaya ilişkin ve teknik konuların da dikkate alındığı, riskin kabul edilebilirliği konusunda karar verilen idari ve politik bir süreçtir. Risk analizi sisteminin içinde, risk değerlendirme ve risk yönetimi birbirinden tamamen bağımsız olmalıdır.
Risk analizi sisteminin üçüncü bileşeni olan risk iletişimi, risk değerlendirme süreciyle ilgili olarak risk yöneticileri ile risk değerlendiricileri arasındaki iletişimi ve kamu ile olan iletişimi kapsamaktadır.
Risk değerlendirme: Bilimsel bir terim olarak ‘risk değerlendirme’; tehlikenin tanımlanması, tehlikenin niteliklerinin belirlenmesi, tehlikeye maruz kalmanın değerlendirilmesi ve riskin niteliklerinin belirlenmesi olarak dört basamaktan oluşan bilimsel değerlendirme sürecini ifade etmektedir. Risk değerlendirme faaliyetleri; güvenilirlik değerlendirmesi, etkinlik değerlendirmesi (gıda ve yem katkı maddelerinin etkinliğinin değerlendirilmesi gibi), biyoyararlılık değerlendirmesi (vitamin ve mineral formlarının biyoyararlılığının değerlendirilmesi gibi) ve sağlık beyanlarının doğruluğunun kanıtlanmasına ilişkin değerlendirme gibi farklı nitelikteki bilimsel değerlendirmeleri de kapsamaktadır.
Bilimsel bir süreç olarak risk değerlendirmenin aşamaları aşağıda tanımlanmıştır:
Tehlikenin tanımlanması: Tehlikenin tanımlanması, gıdada veya yemde bulunabilen ve olumsuz sağlık etkisinin ortaya çıkmasına neden olabilen tehlikelerin belirlenmesidir. Bu aşamada tehlikenin toksikokinetiği (vücuttaki emilimi, dağılımı, metabolizması ve vücuttan atılması) ve toksikodinamiği (vücutta neden olduğu etkiler) ile ilgili bilgiler ortaya konulmaktadır. Bu basamakta, temel olarak tehlike ile ilgili geçmişte yapılmış olan hayvan ve insan çalışmalarının tümü gözden geçirilmektedir (literatür tarama). Burada ulaşılan veriler sistematik olarak değerlendirilerek maddenin potansiyel “toksik etki”leri ve “kritik etki”si belirlenir.
Tehlikenin niteliklerinin belirlenmesi (doz-yanıt): Tehlikenin niteliklerinin belirlenmesi, maruz kalınan tehlikeye (doz) tüketiciler tarafından verilen yanıtın (yanıt) ortaya konulmasıdır. Bir başka deyişle, tehlikeye maruz kalınmasının ardından ortaya çıkan olumsuz sağlık etkisinin şiddetinin ve süresinin kalitatif veya kantitatif olarak değerlendirilmesidir. Doza karşı verilecek yanıt; maruz kalınan tehlikeye (toksisite, toksik doz vb.), maruz kalan canlıya (genetik faktörler, hassasiyet, önceki maruz kalmalar vb.) ve gıdaya/yeme (örneğin; yüksek yağ içeriği toksisiteyi etkileyebilir) göre oldukça değişkenlik göstermektedir (klinik vaka, ölüm, kalıcı hasar vb.).
Maruz kalmanın değerlendirilmesi: Maruz kalmanın değerlendirilmesi, biyolojik, kimyasal veya fiziksel tehlikelere gıda veya yem yolu ile maruz kalınma düzeyinin belirlenmesini ifade etmektedir. Maruz kalma değerlendirmesinde, tehlikenin gıdalardaki konsantrasyonu ve tehlikeyi içeren gıdaların tüketim miktarı ile ilgili veriler kullanılmaktadır (maruz kalma = tehlikenin gıdadaki konsantrasyonu x gıdanın tüketim miktarı).
Riskin niteliklerinin belirlenmesi: Riskin niteliklerinin belirlenmesi; tehlikenin niteliklerinin belirlenmesi (doz-yanıt) ve maruz kalma değerlendirmesi aşamalarında elde edilen çıktılar kullanılarak popülasyon düzeyindeki risk tahmininin ortaya konulmasını ifade etmektedir.
Risk yönetimi: Risk değerlendirme sonuçlarının yanı sıra yasal hususlar da göz önünde bulundurularak ilgili taraflarla istişare ile uygun olabilecek kontrol önlemlerine ilişkin alternatiflerin değerlendirilmesi, tercih edilmesi ve uygulanması sürecini ifade etmektedir.
Risk iletişimi: Risk analizi sürecinde risk değerlendiricileri, risk yöneticileri ve diğer ilgili tarafların, tehlike, risk, riskle ilgili faktörler ve riskin algılanmasına ilişkin bilgi ve görüşler ile risk değerlendirme bulguları ve risk yönetimi kararlarının açıklamalarını da kapsayan bilgi ve düşüncelerin paylaşımını ifade etmektedir.
Bilimsel görüş: Bilimsel Komite veya Bilimsel Komisyonlar tarafından hazırlanan, değerlendirilmesi talep edilen konular hakkında maruz kalmanın değerlendirilmesi, kimyasal risk değerlendirme, mikrobiyolojik risk değerlendirme, beslenme alanında risk değerlendirme, güvenilirlik değerlendirmesi gibi konuları içeren ayrıntılı bilimsel dokümanı ifade etmektedir.
Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı Durum Belgesi: Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan, temel olarak ulusal veya uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanmış olan değerlendirmelerin taranması, istatistiki veri analizi, sörvey veya izleme sonuçlarının toplanması, karşılaştırılması, değerlendirilmesi gibi amaçlarla oluşturulan bilimsel dokümanı veya veri toplama belgesini ifade etmektedir.
EFSA (European Food Safety Authority): Avrupa Birliği düzeyinde gıda ve yem güvenilirliği, beslenme, hayvan sağlığı ve refahı, bitki koruma ve bitki sağlığı alanlarında risk değerlendirme kapsamındaki faaliyetlerden sorumlu olan “Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi”ni işaret etmektedir.
 EFSA Projesi: Bakanlığımız ve EFSA işbirliği ile 2006 yılından beri yürütülmekte olan “Aday ve Potansiyel Aday Ülkelerin EFSA'ya Hazırlanması Projesi”ni ifade etmektedir. Projenin amacı; EFSA’nın faaliyetleri ile ilgili alanlarda çalışan yetkili kurumların, gelecekte EFSA ağına katılabilmeleri için hazırlanması; EFSA’nın iletişim ve bilgi değişim sistemlerine dâhil olunması; özellikle risk değerlendirme ve veri toplama konularında olmak üzere EFSA’nın kullandığı metodolojiler hakkında bilgi aktarımının sağlanması; risk değerlendirmeyle ilişkili iletişim faaliyetlerinin desteklenmesinin sağlanmasıdır.
Akut toksisite: Bir maddenin 24 saat içinde birkaç kere ya da tek bir doz oral olarak uygulanmasını takiben oluşan olumsuz etkilerdir.
Kronik toksisite: Bir kimyasal maddenin akut toksik etki oluşturmayacak dozuna 3 aydan daha uzun bir süre ile tekrar tekrar maruz kalınmasıdır.
LD50 (Median Lethal Dose): Akut toksisite çalışmalarında, canlı populasyonunun istatistiksel olarak % 50’sini öldüren kimyasal madde dozunu ifade etmektedir.
NOAEL (No Observed Adverse Effect Level – Hiçbir Olumsuz Etkinin Görülmediği Düzey): Kronik toksisite çalışmalarında, deney hayvanlarında hiçbir olumsuz etkinin görülmediği en yüksek maruz kalma düzeyidir. NOAEL değeri kullanılarak, kimyasal maddeler için ADI ve TDI değerleri hesaplanabilmektedir.
ADI (Acceptable Daily Intake – Kabul Edilebilir Günlük Alım Miktarı): Değerlendirme sırasındaki mevcut bilgiler ışığında, bir kimyasal maddenin tüketici sağlığı açısından belirgin bir risk oluşturmadan yaşam boyunca gıdalarla günlük olarak alınabileceği miktarını ifade etmektedir. Gıdaların bileşimindeki kimyasal maddelerin günlük alımı bu değerin altında tutulursa risk “kabul edilebilir risk” sınırları içindedir. ADI değeri, NOAEL değerinin bir güvenlik faktörüne bölünmesi ile hesaplanmaktadır. Bu değer, gıdalara istenerek ilave edilen kimyasal maddeler (gıda katkı maddeleri gibi) için belirlenmektedir.
TDI (Tolerable Daily Intake - Tolere Edilebilir Günlük Alım Miktarı): ‘ADI’ tanımında da belirtildiği gibi, değerlendirme sırasındaki mevcut bilgiler ışığında, bir kimyasal maddenin tüketici sağlığı açısından belirgin bir risk oluşturmadan yaşam boyunca gıdalarla günlük olarak alınabileceği miktarını ifade etmektedir. Ancak, ADI gıdaya istenerek ilave edilen kimyasal maddeler (gıda katkı maddeleri gibi) için kullanılırken, TDI gıdada istenmeden bulunan maddeler (bulaşanlar gibi) için kullanılmaktadır (‘ADI’ tanımına bakınız.).
ARfD (Akut Referans Doz): Bir kimyasal maddenin tüketicinin sağlığına herhangi bir olumsuz etki yapmaksızın tek bir gün içerisinde alınabileceği miktarını ifade etmektedir. ARfD genellikle pestisit kalıntıları için belirlenmektedir.

Etkinlikler

"Risk Analizi Bileşenleri ve Risk Yönetiminin Rolü “ ve “Risk Analizi Bileşenleri, Risk Yönetiminin ve Risk İletişiminin Rolü” Çalıştayı

Bakanlığımız ve FAO işbirliği ile yürütülen " Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Gıda Güvenilirliğinde Risk Analizi Kapasitesinin Geliştirilmesi " Projesi çerçevesinde 18-19 Eylül 2014 tarihlerinde "Risk Analizi Bileşenleri ve Risk Yönetiminin Rolü" , 20-21 Eylül 2014 tarihlerinde ise yöneticilere yönelik olarak "Risk Analizi Bileşenleri, Risk Yönetiminin ve Risk İletişiminin Rolü" Çalıştayı düzenlenmiştir.
Çalıştayda Bakanlığımızın Gıda Güvenilirliğine ilişkin hizmetleri yürüten bütün birimlerde görev yapan teknik uzmanlar ve risk iletişiminde paydaş olan taraflar ile dış paydaşlarımızdan Sağlık Bakanlığı katılım sağlamıştır. Çalıştayda risk analizinin bileşenleri ve özellikle risk yöneticisi olan ekiplerin risk değerlendirmeyi ulusal ve uluslararası platformlarda nasıl kullanacakları üzerinde durulmuş, interaktif çalışmalar ile verilen eğitim desteklenmiştir. Ayrıca söz konusu çalıştayda Codex Alimentarius Komisyonu ve AB perspektifi ile ilgili açıklamalarda bulunulmuş bu yapıların risk analizi sistemini nasıl uyguladığına dair bilgilendirme yapılmıştır. Çalıştayda eğitimci olarak Hollanda Risk Değerlendirme Biriminden Mr. Rob Theelen yer almış ayrıca FAO Bölge Ofisinden Mrs. Eleonora Dupouy Codex Alimentarius çalışmaları hakkında bilgiler paylaşmıştır.       

 

Kimyasal, Mikrobiyolojik ve Beslenme Yönünden Risk Değerlendirme ve Maruziyetin Belirlenmesi Çalıştayı
Bakanlığımız ve FAO işbirliği ile yürütülen " Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Gıda Güvenilirliğinde Risk Analizi Kapasitesinin Geliştirilmesi " Projesi çerçevesinde 2-4 Aralık 2014 tarihleri arasında Kimyasal, Mikrobiyolojik ve Beslenme Yönünden Risk Değerlendirme ve Maruziyetin Belirlenmesi Çalıştayı iç ve dış paydaşlarımızdan Sağlık Bakanlığı, İstatistik Kurumu, Üniversitelerin ilgili bölümleri, Veteriner Enstitülerimiz, Kontrol Laboratuvarlarımız ve Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünün ilgili Daire Başkanlıklarının katılımı ile Uluslararası Tarımsal Eğitim Merkezinde (UTEM) gerçekleştirilmiştir.
Proje çerçevesinde düzenlenen bu 3. Çalıştayda; Kimyasal, Mikrobiyolojik ve Beslenme yönünden risk değerlendirmesi ve maruziyet belirlenmesine   ilişkin olarak  FAO danışmanlarından  Mr. Dr. Jean Charles Leblanc (Fransa) ve Dublin Üniversitesinden Prof. Dr. Mr. Francis Butler (İrlanda) uluslararası ölçekte bilgilendirmelerde bulunmuştur. Çalıştayın devamında, mikrobiyolojik risk değerlendirme  ve beslenme açısından risk değerlendirme ile marurizyet hesaplamalarına dair vaka çalışmaları çalıştay esnasında oluşturulan gruplarca yürütülerek eğitimde alınan bilgiler pekiştirilmiştir. Toksikolog, tıp doktoru, veteriner hekim, gıda mühendisi, biyolog, diyetisyen gibi birçok farklı branşı temsil eden katılımcılar halk sağlığı ve uluslararası ticaret için önemli olan “bilimsel verilerin oluşturulması”  ve “risk yönetiminde bilime dayalı karar verme mekanizmalarına” ilişkin kapsamlı bilgiler edinmiş olup, bu bilgileri çalışma alanlarında bireysel olarak uygulamaları beklenmektedir.
Bakanlığımız ve FAO işbirliği ile yürütülen projenin son bileşeni olan çalıştay Macaristan’da bulunan bölge ofisi tarafından takip edilerek web sayfalarında haber niteliği taşıyan aktivite olarak yayınlanmıştır. İlgili habere http://www.fao.org/europe/regional-home/93news/en/  bağlantısından ulaşılmaktadır.  
 

Mikrobiyolojik Risk Değerlendirme Çalıştayı

Genel Müdürlüğümüz ve Avrupa Komisyonu Teknik Destek ve Bilgi Değişim Ofisi (TAIEX) işbirliği ile iç ve dış paydaşlarımızdan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ilgili Daire Başkanlıkları, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Araştırma Enstitüleri, Gıda ve Kontrol Laboratuvar Müdürlükleri, Sağlık Bakanlığı ve Üniversitelerin ilgili bölümlerinin katılımı ile 6-7 Haziran 2016 tarihleri arasında Ankara Plaza Otel’de “Mikrobiyolojik Risk Değerlendirme Çalıştayı” gerçekleştirilmiştir.

Çalıştay; TAIEX uzmanlarından Mr. Romano ZİLLİ (İtalya, Araştırma ve İşbirliği Birimi, Kontrol ve Programlama Bölümü), Dr. Anja BUSCHULTE (Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü, Biyolojik Güvenlik Birimi), Dr. Alexandra FETSCH (Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü, Mikrobiyal Toksin Birimi) ve Dr. Joost SMİD’in (Utrecht, Risk Değerlendirme Bilimleri Enstitüsü) katılımı ile Genel Müdürlüğümüz Risk Değerlendirme Daire Başkanı Şenay EKEN’in başkanlığında gerçekleşmiştir.

Çalıştayda risk analizi ve mikrobiyolojik risk değerlendirmenin bileşenleri, risk yöneticilerinin mikrobiyolojik risk değerlendirmeyi ulusal ve uluslararası platformlarda nasıl kullanacakları üzerinde durulmuş, interaktif çalışmalar ile verilen eğitim desteklenmiştir. Söz konusu çalıştayda tehlikenin tanımlanması, tehlike karakterizasyonu, maruz kalmanın değerlendirilmesi ve risk karakterizasyonu gibi risk değerlendirme bileşenleri üzerinde oldukça detaylı bilgilendirmeler yapılmış, tehlike karakterizasyonu ve maruz kalmanın değerlendirmesinde kullanılan modeller ile mikrobiyolojik risk değerlendirmede kullanılan program araçlarına yönelik açıklamalar yapılmıştır. Çalıştay sonunda Almanya’da ortaya çıkan gıda kaynaklı iki ayrı salgın örneğinde bilime dayalı olarak gerçekleştirilen mikrobiyolojik risk değerlendirme faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü ve risk yöneticilerinin bilime dayalı karar verme mekanizmalarındaki işleyişine yönelik bilgilendirmeler yapılmıştır.

Gıda mühendisi, ziraat mühendisi, veteriner hekim, tıp doktoru, biyolog gibi birçok farklı branşı temsil eden katılımcılarda mikrobiyolojik risk değerlendirme konusundaki farkındalığın arttırılmasına yönelik yapılan bu çalıştay;

Gıda güvenilirliği ve halk sağlığı ile uluslararası ticaret için önemli olan “bilimsel verilerin oluşturulması gerekliliği” yanında “risk yönetiminde bilime dayalı karar verme mekanizmaları” nın geliştirilmesinin önemine yönelik farkındalıklar da kazandırılmıştır.


 Gıda Güvenilirliğinde Risk Değerlendirme ve Risk İletişimi Üzerine BfR Yaz Akademisi

Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı personeli tarafından yürütülen bilimsel sekretarya görevi kapsamında, mesleki bilginin yanı sıra dünyada da yeni bir yaklaşım olan risk değerlendirmenin tüm aşamalarının genel olarak ve konuya göre (kimyasal, mikrobiyolojik, beslenme) nasıl uygulanması gerektiğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu amaçla, daha önce temel seviyedeki eğitimlere katılarak başlangıç eğitimlerini almış olan iki personel, BfR (Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü) tarafından 27 Haziran – 8 Temmuz 2016 tarihleri arasında Berlin/Almanya’da düzenlenen ve ileri düzeyde bir eğitim olarak planlanan “Gıda Güvenilirliğinde Risk Değerlendirme ve Risk İletişimi Üzerine Yaz Akademisi”ne katılım sağlamıştır.

BfR Yaz Akademisi süresince, gıda güvenilirliğinde risk değerlendirme ve risk iletişimi konularında teorik bilgiler verilmiş ve bunun yanı sıra uygulamalı çalışmalar yaptırılmıştır. Pratiğe yönelik uygulamalı çalışmalarda, mikrobiyolojik ve kimyasal risk değerlendirme (bulaşanlar, pestisit kalıntıları, gıda ile temas eden materyallerden gıdaya madde geçişi)  konularına odaklanılmıştır. Eğitim kapsamında ele alınan konular, programdaki sıralamaya göre aşağıdaki başlıklarda toplanmıştır:

- Risk değerlendirmeye giriş ve Almanya ve Avrupa’da gıda güvenilirliği alanında yasal ve kurumsal altyapı

- Maruz kalmanın değerlendirilmesi: Giriş, metotlar ve modeller, konsantrasyon verilerinin üretilmesi, beslenme ile ilgili değerlendirme metotları

- Entegre risk yönetimine yönelik sörvey, müdahale ve değerlendirme; gıda kaynaklı enfeksiyonlar ve intoksikasyonlar; uygulamalı çalışma

- Küresel veriler, uluslararası salgınlar ve işbirliği, koordinasyon ve iletişimin önemi; antimikrobiyal direnç; BfR ziyareti

- Maruz kalmanın değerlendirilmesinde kullanılan modeller; risk iletişimine giriş; uygulamalı çalışmalar

- Gıdalarda bulunan arsenik hakkında uygulamalı risk değerlendirme çalışması

- Pestisitler hakkında uygulamalı risk değerlendirme çalışması

- Tehlikenin tanımlanması ve tehlikenin niteliklerinin belirlenmesi/subkronik çalışmalar; tehlikenin değerlendirilmesinde üreme toksisitesi çalışmaları; iyi laboratuvar uygulamaları (GLP); analitik güçlükler

- Plastikleştiricilerin gıdalara geçişi hakkında uygulamalı risk değerlendirme çalışması

- Endokrin aktif maddelerin neden olduğu sağlık riskleri; gıda katkı maddeleri ve aroma vericilere ilişkin risk değerlendirme; son tartışmalar ve değerlendirme

 

 
Pestisitlerde Aktif Maddenin Mevcut MRL Değerinin Modifikasyonu TAIEX Uzman Misyonu
Genel Müdürlüğümüz ve TAİEX (Teknik Destek ve Bilgi Değişim Mekanizması) işbirliğinde “Pestisitlerde Aktif Maddenin Mevcut MRL Değerinin Modifikasyonu " konulu çalışma gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu çalışma "24-27 Ekim 2016 "  tarihlerinde TAİEX Uzmanları, Almanya Gıda Güvenliği ve Tüketici’ nin Korunması Federal Ofisinden Bölüm Başkanı Mr. Dr. Hohgardt KARSTEN ve İspanya Sağlık Bakanlığı / Gıdalarda Veteriner İlaçları ve Pestisitler Bölümünden Mr. Casado de Santiago SEZAR katılımıyla Müdürlüğümüzde gerçekleştirilmiştir.
Uzman heyet, Risk Değerlendirme Daire Başkanlığı, Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı, Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkanlığı ile Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü ve Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsünden katılan konu uzmanları ile değerlendirmelerde bulunmuştur.
4 gün süren eğitimde; Bitkisel ve hayvansal orijinli gıda ve yemlerde pestisitlerin maksimum kalıntı seviyelerine ilişkin (EC) No 396/2005 sayılı mevzuat hakkında bilgilendirme, AB ‘de MRL belirleme idari prosedürleri, EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi )mevcut MRL lerin belirlenmesinde veri ihtiyaçları,  MRL uygulama formunun doldurulması ve rehber dokümanlar hakkında bilgi, toksikolojik veri gereksinimleri, analiz metotlarının veri gereksinimleri, ithalat toleransı için özel gereklilikler, EFSA-Primo modeli hakkında bilgilendirmeler yapılmış ve örnek çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Herhangi bir aktif maddeye ilişkin MRL belirleme ve/veya modifikasyonu konusunda Avrupa Birliği nezdinde takip edilmesi gereken prosedür, başvuru süreci öncesi/sonrasında yapılması gerekenler değerlendirilerek misyon Risk Değerlendirme Daire Başkanı Sn. Şenay Eken’in kapanış konuşması ile tamamlanmıştır.
 

 

Bilimsel Görüşler

Zehirli Bitki Listesi

Bitki Listesi

Uzman Veri Tabanı

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda hazırlanan  “Risk Değerlendirme Komite ve Komisyonların Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” 24.12.2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik uyarınca Genel Müdürlük bünyesinde gıda ve yem güvenilirliğini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen konularda yapılacak olan risk değerlendirme çalışmalarına bilimsel ve teknik uzman desteği sağlamak amacı ile uzmanların uzmanlık alanlarını ve iletişim bilgilerini içeren verilerin yer aldığı Uzman Veri Tabanı oluşturulmaktadır.
Yönetmelik gereğince Uzman Veri Tabanı:
- Araştırma kurumlarından, araştırma enstitülerinden, üniversitelerin konu ile ilgili fakültelerinden uzmanlar ile gerektiğinde konu ile ilgili bilimsel ve teknik yeterliliğe sahip diğer uzman kişilerden oluşur,
- Açık çağrı ile toplanan adaylar arasından seçilir,
- Başvurusu için yayımlanan açık çağrı tüm yıl boyunca aktif olup her zaman başvuru yapılabilir, yapılan başvurular güncellenebilir,
- Başvuru Uzman Veri Tabanı Başvuru​​” adresinden yapılabilir.
''